Soluk Mavi Nokta

Burak Erdoğdu

Hepimiz senin içinde yaşıyoruz. Soluk mavi nokta. Sen bizim evimiz, özen göstermediğimiz, hep var olacağını sandığımız şirin yuvamızsın. Biz Sapiensler kaba bir matematik hesabıyla seni iki milyon yıl önce istila etmeye başladık. Yağmaladık ve çaldık senden, canını yaktık biliyorum. Ben sıradan bir Homo Sapiens türü mensubu olarak hepimiz adına bunun için senden özür dilemek istiyorum.

Havasını ve suyunu kirlettiğimiz, ekosistemini alt üst ettiğimiz, atmosferinin kimyasal dengesini bozduğumuz güzel evimiz, uzaydan bakıldığında capcanlı renkleri, eşsiz güzelliği ve hayat dolu görüntüsüyle bize ilham veren Soluk Mavi Nokta… Sen annemiz ve babamız, bizse sana ihanet eden kötü evlatlarız.

Doğa annenin çocukları olarak giderek artan bir hızla seni katlediyoruz. Bindiğimiz dalı kesmeye, barbarca önce birbirimizi ve sonra seni tüketmeye devam ediyoruz. Kaynaklarını kurutuyor ve seni anlayamıyoruz. Bir parçan olarak seni beğenmiyor, önemsemiyor ve sana özen göstermiyoruz. Aslında biz senin bir yansımanız ama bunu bir türlü idrak edemiyoruz. Damarlarımızda akan kanın içerisinde senin hammadden yatıyor bunu da anlayamıyoruz.

Kurgusal bir dünyada yaşıyor ve bir türlü gerçekliğe inemiyoruz. Sanal değerler uğruna gerçeği katlediyoruz. Güç ve para için seni sömürüyoruz. Biz bu gezegenin huzurunun ve dinginliğinin baş düşmanı insanlar! Yalnızca git gide daha karmaşık hale geliyor ve daha dolaylı ilişkiler kuruyoruz. Günden güne köklerimizden kopuyor, savruluyor, gözümüzün önündekini göremez hale geliyoruz. Biz insanlar, üstün gördüğümüz tüm yönlerimizi yok etmek için harcıyor ve git gide bunda daha da ustalaşıyoruz.

Tarihimiz bize ayan beyan gösteriyor biz hep daha kötüye evriliyoruz. Sen Soluk Mavi Nokta bizi inatla ve sabırla daha iyi ve mükemmele doğru evrilttikçe biz çevremizle daha uyumlu hale gelmemiz gerekirken vahşi yönümüze yeniliyor ve gezegeni daha da yaşanmaz hale getiriyoruz. Hayat kolaylaştıkça biz daha büyük engeller yaratıyor ve hayatta kalmayı zorlaştırıyoruz. Koşullar bizi birleştirdikçe biz ayırmak için daha fazla sınır çekiyoruz. Biz insanlar, senin basit mesajını anlamamak için elimizden geleni yapıyoruz.

Gelişen zekamız ve idrakımız bizi daha iyi yapmıyor ya da daha saygılı. Asla! Yalnızca daha büyük bir tehdit haline geliyoruz o kadar. Bunun için bile affedeceksin ya bizi aslında buna biraz üzülüyorum.

Soluk mavi nokta, değerini unuttuğumuz sevgili evimiz, akan şelaleler, yumuşak esip ensemizi üşüten rüzgar, dalgaların sesi, sonbaharın sarısı ve ormanların yeşili, yer altındaki mineraller, dev kanyonlar, milyarlarca yıldır ayrılıp tekrar birleşen kara parçaları… Biz küçük, kibirli ve karmaşık insanlar bir gün çok pişman olacağız. İleride bir zaman bu olacak. O zaman sanal sınırlar ortadan kalkacak. İnsanlar tırnaklarını törpüleyecek ve vahşi dişleri körelecek. Rafine zevklerimiz olacak, sanatı seveceğiz mesela, sonsuz bir merakla kavrularak seni, dolayısıyla kendimizi, anlamaya çalışacağız.

Sınırları kaldıracağız. Önce kafamızdaki sonra birbirimizle aramızdaki ve hazır olduğumuzda en son Soluk Mavi Nokta senle bütünleşecek bir olacağız. Kaderlerimizin ortak olduğunu elbet kavrayacağız. Tekrar ve tekrar senden özür dilerim Soluk Mavi Nokta. İnan bana, bir gün elbet başaracağız. Senden geldiğimizi ve sana döneceğimiz anlayacak ve seninle uyumlu yaşayacağız. Seninle ve dolayısıyla kendimizle.

İlginizi Çekebilir

süperbetin giriş