kartal escort

Sanatın Gölgesinde Büyüyenler İçin: Resim ve Heykelde Sanat Akımları

Yuja Dab @yujadab

Faaliyet halinde olan bir makine düşünün, düşmanı ne olabilir? Beceriksiz kullanıcılar, su, pas… Sanat. Durmadan çalıştığınızı, sadece çalıştığınızı, hep çalıştığınızı ve bazen dinlendiğinizi düşünün, başka ne var elinizde? Kozsuzsunuz, çıplak! Daimîye mühimdir. Özellikle büyümek ve dünyanın gidişatına kendi kıstasını da eklemek isteyen uluslar için. Peki, bunun için gerekli olan nedir?

-okumak-

Ne okuduğunuzu bilirseniz, ne olacağınızı da tayin edebilirsiniz. Makinenin dişlilerine mi, onu var eden kontrol mekanizmasına mı: hangisinde daha mutlu olurdunuz? Tabii ki, dişliler arasında sıkışmak istemezsiniz ama dişliler de vardır. Dişli olmayacaksınız, arasında sıkışacaksınız. Gerçek budur.

Theodore Child, kaleme aldığı “Resim ve Heykelde Sanat Akımları” kitabında güzel bir bahsin kapısını açmıştır:

“baskıcı toplumlarda, henüz üretemeyen ve temel ihtiyaçlarını karşılamaktan aciz uluslarda sanat geri kalmaya mahkûmdur.”

Bu cümleyi Amerikalıların dünyanın şekline yön vermeye başladıktan sonra, özellikle sanat için önemli yer kaplayan Fransa’nın gölgesi altında olmaktan çıkıp bir süre sonra bulutlara eşlik etmeye kadar ilerlediklerini anlatımı üzerine kurmuştur. 18 ve 19. Yüzyıl sanatında Amerikalı ressamların dünya çapında eserleri ön plana çıkıyor ve Paris Sergisi’nde öne safta boy gösteriyorlar. James Mcneil Whistler, Dannat, John Singer Sergent gibi sanatçıları yakından tanıma fırsatına nail olduğumuz kitapta şu cümle de oldukça dikkat çekicidir:

sanatın geliştiği toplumlar er ya da geç kalkınacak, gelişecek ve daha ince bir insanlık anlayışına erişerek ruhlarını terbiye edeceklerdir.”

Bu fikrin izdüşümü tam olarak nasıldır bilemeyiz, fakat bir gerçek vardır ki ruhlarımızın terbiyesiz için sanat bir kılavuzdur. İletişimin kuvvetli olması için gerekli ölçütler nelerdir? Güzel konuşmak mı? Değil. Detayları görmek. Geniş bir ufka sahip olmak.

Sandro Botticelli, Cazin, Degas, Millet, Rodin… Kitap, belli başlıklar altında bizi birtakım önemli dönemlere götürmektedir. Mesela, Millet’in sayesinde sanatın sadece zenginlerin oyuncağı olmaktan çıktığını görebiliyoruz. Nasıl mı? Başak Toplayanlar, Ekici, Akşam Duası… Gibi eserleriyle sanatı halkla buluşturmuştur. Kendisi de aynı zamanda yirmili yaşlarına kadar tarlalarda çalışmıştır. Tüm sanatçılarda olduğu gibi Millet’in de hayatı sanatını oldukça etkilemiştir. Her ne kadar eleştirilere maruz kalsa da Theodore Child’in yorumuyla Modern resimde bir öncü olduğunu söyleyebiliriz. “Millet’in yaptığı aslında oldukça dar bir alana büyüteç tutmak gibidir.”

1849 yılında ailesi Ruslar tarafından katledilen Munkacsy’e bakalım: Olağanüstü bir hayal gücüne sahip olduğunu görmekteyiz. Farklılığını da ince teknik detaylarıyla anlıyoruz.

“Yahudileri resmettiği bir eserinde ressama: hangi Yahudi modellerle çalıştığı sorulmuştur. Munkacsy, bu soruyu gülerek yanıtlar. Çünkü hiçbir Yahudi modelle çalışmamıştır.

Makineleri neye muhtaç bırakırsanız o düzenekte size ürün verirler. Makinelerden kastımız “sanatçılar” değildir. Bir topluluk kendi diliyle gülebiliyorsa, kendi inceliği ile de dünyaya bakışı olur ve bu bakış sanata dönüşür. Sanat kültürü oluşturur. Makinenin ne ürettiği değil, kimin elinde olduğu önemlidir. Şu direksiyonu tutabilir misiniz? Bakın, Rodin ne güzel yön vermiş. Cehennem Kapısı, adlı eserinde bulunan ve oldukça ilgi gören Düşünen Adam’ı yeniden bir parça olarak tasarlamıştır ve bu eserin ünü dünyaya yayılmıştır. O adam da Dante’nin kendisidir. Kendi özel direksiyonunu öyle güzel tutar ki Rodin, klasiklerin dışında heykel sanatına yeni bir gelenek getirmiştir. “Hareketlilik”.

Peki, sizin en iyi yaptığınız şey nedir? Para kazanmak?

Resim ve Heykelde Sanat Akımları, Theodore Child, Çev.: Burak Erdoğdu, İstanbul 2019, 80 s.

İlginizi Çekebilir

betpas

canlı bahis

güvenilir bahis siteleri