kartal escort

Fatma Nur Kaptanoğlu Öykücülüğü: Bir Anlatısal Çeşitleme Eğilimi

Aydın Meral

Kaptanoğlu’nun öykülerindeki en başat yönü öykülerdeki tekniğin klasik öykü ekseninin dışına çıkıp yeni çeşitlemeler oluşturmasıdır. Bu çeşitlenmenin yarattığı farklılık öykü oluşturum alanına yeni anlatılar eklemlenmesini sağlamıştır. Bireyin/karakterin kendiliğine ya da gözlemlerine ilişkin alımlamaların iç konuşmaya olarak okuyucuya yansıdığı öykülerden nesnelerin insan üzerindeki çağrışımlarına kadar farklı izleklerle oluşturulan öykülerde kullanılan dilsel biçem, öykünün bağlamına uygun bir yapıdadır. Bir diğer yapı yönü olan anlatıcının türlerinin farklılığı olay örgüsünün, karakter seçiminin ve metinsel ağın bütünlüklüğünü yaratmıştır.

Karakterlerin bilişselliğini saptamaya ve buna dair eklentilerle genişleyen kurgu kimi öykülerde toplumsal gözleme ve gözlemin yorumlanmasına ilişkin öğeleri de akışa dahil edildiğini okuyucu olarak görmekteyiz.

Yazarın kurguya kattığı anlamsal unsurlarda kimi kez minimal betimleme/olay anlatımı okuyucunun zihninde aşamalı bir geçiş yaratmakta ve okunurluk odaklılığını güçlendirerek okuma niteliğini arttırmaktadır.  Bazı öykülerde tanrısal anlatıcının işe koşulması da yazarın olayın öncül ve ardıllığına hâkimiyeti sağlamış ve öykünün iç bağlaşıklığına katkı sunmuştur.

Kaplumbağaların Ölümü kitabından sonra yayınlanan Homologlar Evi de içerdiği öykülerle deneysel öykünün sürdürüldüğünü görmekteyiz. Her iki kitapta da bilindik olay akışlı öykülemeler yerine anlatıcı merkezlerinin esnekliği, kurgunun kesitsel ya da bütünlüklü olması yerine bilişsel süreçlerin işe koşulduğu olay örgüleri yazarın özgün yönüne yapılabilecek atıf olabilir.

Kurguda yer alan nesnelerin-resimler, mekânlar- örgüdeki bütünlüğü sağlamaya katkısı, salt insan’dan karakter yaratma çizgisini öteleyerek yelpazeyi genişletmiştir. Bu genişletme öykü bağlamına homojen biçimde dağıtılarak metnin iç gönderimleri güçlü kılınmıştır.

Öykülere eklenen görseller ve bu görsellerin kullanım biçimi, öykü anlatımcısının bilişine dair bir şablon oluşturmamızı sağlamıştır. Bu görsellerin varlığı bir nevi yarı bilinçakışı kimliğine bürünmüş yapılar olarak yorumlanabilir. Bu aynı zamanda öykünün metinler arası bir bağ kurduğunu da göstermektedir.

Öykü içeriği çeşitliliğinde görmezden gelinemeyecek bir diğer yön de karakterler üzerinden oluşturulan yoğun düşünsel ifadelerin okuyucuyu düşünüşlere sokmasıdır. Bu süreçlerde okuyucuyu derin fikirsel alımlamalar edinebilir.

Karakterlerin olay içindeki konumları ile paralel giden içsel hezeyanları, öykülerin çizgisel bir akıştan çıkıp düzlemsel bir yapıya evriltmiş ve bu da tek yönlü olay ve karakterlerin oluşmasına engel olarak öyküye yeni katmanlar katmıştır.

Öykülerin oluşmasına zemin hazırlayan fikirsel art alanı yer yer okumalardan alımlayabiliyoruz. Bu alımlama kimi kez salt psikolojik kuramların baskılaması iken kiminde biyolojik nesnelliğin oluşturduğu hayvan-insan paradoksal bir yön oluşturmuştur.

Yeni formlar yeni içeriklerin de yaratılmasını zorunlu kılan bir eylemlilik de doğurur. Deneysel öyküleme, bilinçakışı, anısal belleğin fluca işe koşulması beraberinde somutlukların bükülmesini gerektirir ve bu da okuyucu için alışılmışın kırılması demektir. Kaptanoğlu’nun öykülerindeki genel çizginin bu olması, okuma süreçlerinin de başkalaşmasına ve göndermelerin sıklığını da oluşturmuştur. Bu bazen öykülerde karşımıza sinektik ağlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kaptanoğlu’nun öyküleri yazmadaki amacını saptamak için niyet okumaları okuyucunun okuma edimlerindeki amaçlarından biri değildir. Okuyucu metinleri okuduğunda metnin bağlamı, yazılma yöntemi ve göndermelerin oluşturduğu yapıların sonucunda kendince bir yordama yapar ve okuma hazzının düzeyini belirler. Ancak yazarın öykülerine içerik ve biçemsel olarak bakıldığında net olarak anlaşılacak vargıların başında deneysel öykünün güçlü bir örneği olmalarıdır. Öykülerde deneysel yön olunca deneyselliğin gerekliliklerinden olan bilinçakısı anlatım tekniğinin kullanımı, metinsel katmanlılığın varlığı, karakterlerin insan dışı olmaları, fikirlerin başkalaşıma sokulması gibi görünürlükler de öykünün örgüsünde kendine yer buluyor.

Bütüncül düşünüldüğünde Kaptanoğlu’nun öykülerinde kotardığı anlamsal yön, biçimsel denemeler, metin içi sıra dışılıklar ve düşünsel bağlamın katmanlılığı okuyucuya yazınsal bir zenginlik sunmuştur. Belki de öykü türünün büyüsü de budur: Sınırsız bir düşlem ve yaratım…

İlginizi Çekebilir

betpas

canlı bahis

güvenilir bahis siteleri