kartal escort

Faruk Duman’ın “Sus Barbatus!” Romanı Üzerine Bir İnceleme

Cemal Melik Dıvarcı @b.askayolculuk

Faruk Duman’ın Hep Kitap tarafından çıkarılan ve Kasım 2018’de ilk baskısını yapan romanı 563 sayfa ve 4 bölümden oluşuyor. Kitabın kapağında bir kadın ve erkek bir yaban domuzuna binmiş şekilde resmediliyor. Bu yaban domuzu Güneydoğu Asya’da görülen ve 100 kilo ağırlığa ulaşabilen bir domuz türü. Yani ülkemizde görülen bir tür değil. Fakat yazar, romanın özgürlük alanını kullanarak domuza ülkemizde yer veriyor. Ülkemizde derken Ardahan doğumlu yazar romanda “A. Dağları”(s.10) ve “Ç. Gölü”(s.9) gibi mekân isimlerini kullanır. Bu sebeple roman dünyasının kurmaca bir Ardahan olacağı ve Ç. Gölü’nün Çıldır Gölü’nü çağrıştırdığı düşünülebilir. Ayrıca çetin kış şartlarıyla bilinen Ardahan ili romanda da bu özelliğiyle işlenir. Duman sayfalarca kış tasviri yapar.(s.12) Yazarın, doğduğu topraklardaki atmosferi ve kış mevsimini başarılı biçimde yansıttığı söylenebilir.

Kenan ve Zeynep çiftinin zorlu kış şartlarında yaşadıkları etkili biçimde anlatılır. Dışarıda domuz ve kurt gibi vahşi hayvanlar vardır. Karı-koca ısınma ve barınma gibi pek çok problemle karşılaşır. Hamile olan Zeynep’i hastaneye götürmek oldukça zordur. Romanın arka planı masumiyeti temsil eden renk bu ‘beyaz felakettir’:

“Kış vaktidir diyecekler, kışın merhameti olur mu? Kış yeni bir şey midir…”(s.15)

Romanın adı ‘Sus Barbatus!’tur. Bu iki anlamlı bir ifadedir. Domuzun adı ünlemle birlikte kullanılınca domuza ‘sus!’emri yöneltilmektedir. Romanda domuz bir karakter olarak işlenir. Romanın ilerleyen kısımlarında Sus Barbatus’un ruhu Aysel karakterinin içine girecektir. Eserde domuzdan her bahsedildiğinde dikkat çekmek amacıyla “SUS BARBATUS” yazılır yani tüm harfler büyük kullanılır.

Dağlarda yaşayan domuzu vurmak Kenan’ın hayalidir. İçlerinde bulundukları durumdan kurtulmak için paraya ihtiyaçları vardır. Domuz oldukça para eden bir hayvandır:

“Domuzu vurup buraya getirmeyi, sonra yüklenip İstanbul’a götürmeyi düşünüyordu. Beş bin lira bu, diye geçiriyordu içinden. Beş bin lira az para mı ulan!”(s.34)

Domuz İslam dininde haram hayvandır. Ülkemizde eti yenmediği için zaman zaman sebepsiz yere öldürülür. Bu hayvan Kenan ve Zeynep çiftine de uğurlu gelmeyecektir. Eserde bu duruma benzer pek çok sembolik unsur yer alır. Eserde geçen Ali, yardımsever biridir ve  kılıcına varana kadar Hz. Ali’yi temsil eder:

“Ali’nin çift başlı kılıcı vardı. Soranlara Allah ondan razı olsun: kimseyi kapıdan çevirmemiştir.”(s.29)

Romandaki devrimci gençler idealleri uğruna canla başla mücadele ederler. Kenan, Faruk gibi karakterler yaşadıkları hayatı güzelleştirme adına çaba sarf etseler de  Kadir Ağa, Atalay, Bekir Komutan gibi karakterler kurulu düzenin devam etmesi adına teslimiyetçi bir tutum sergiler.

Eserde fantastik unsurlar sıklıkla kullanılır. Romanda adeta bir Anadolu efsanesi yaratılır. Zeynep’in bebeğini aç bir kurt yer. Kenan’ın vurduğu Sus Barbatus, uğursuzluk getirir, adeta onları lanetler. Çıkmazda olan hayatları daha da zorlaşır.

Eserde Kenan ve Zeynep’in hikâyesine paralel biçimde askerlerle çatışan devrimci gençlerin hikâyesi anlatılır. Çıkan çatışmada yaralanan Faruk karakteri komaya girer. Roman boyunca komada kalır. Yazarların romanlarda kendi isimlerini kullanması görülen bir durumdur. Faruk Duman’ın roman karakterine adını vermesi ve onu komada tutması yazarın esere müdahale etmeyeceği biçiminde yorumlanabilir.

Yazar şiirsel ifadeleri sıklıkla kullanır. Kişileştirme, benzetme, abartma gibi edebi sanatları kullanan Duman karı, rüzgârı kısacası her cansız nesneyi kişileştirebilir:

“Ansızın rüzgâr bir şeylerden korktu. Kar üflemeyi, göğü parçalamayı, böğürüp ağlamayı kesti.”(s.12)

Yazar, romanda ilahi bakış açısı kullanır. Kenan ve Zeynep’in yaşadıklarını müdahale etmeden, yukarıdan izlermiş gibi bir tavrı vardır. 4 ana bölümden ve içerisindeki çok sayıda bölümden oluşan eserde zaman zaman farklı hikâyeler anlatılır. “Hikâye” başlıklı kısa bölüm eserden bağımsız olsa da konu bakımından romana göndermeler yapar:

“Hazreti Yusuf, elinde bir asa, kalkıp babasını bulmak için yola çıkmış. İnce ince eserek insanın yüzünü kırbaçlayan bir kar yağıyormuş.”(s.51)

Zeynep ve Kenan’ın Sus Barbatus’la mücadelesi insanın hayalleri ve hayatla olan mücadelesi gibidir. Faruk Duman bu şiddetli kış senfonisini okura sunuyor.

Sus Barbatus!, Faruk Duman, Hep Kitap, İstanbul 2018, 568 s.

İlginizi Çekebilir

betpas

canlı bahis

güvenilir bahis siteleri