kartal escort

Elim Sende Diyebilmek

Hatice Eğilmez Kaya

“Yalnızız” diyordu Peyami Sefa bir romanında. Tek başımıza geldiğimiz dünyadan, yine tek başımıza gitsek de gerçekten yalnız mıyız acaba? Elim Sende’yi okurken bu soruya sık sık hayır diyeceksiniz sanırım.

Eser isimleri oldum bittim beni çok etkilemiştir. Bana öyle geliyor ki yazar ya da şair, eserinin ruhunu, hatta en görünmez cevheri eser isimlerine nakşederek okura ilk merhabasını sunar. Bu merhaba ne kadar güçlü bir sesleniş olursa o kadar da sağlam bir çağrı özelliği gösterir. Nice kitap vardır ki isminin büyüsüyle kendine bağlar bizi. İlknur Peder’in öykü tadındaki anı ve gezi yazılarını topladığı ilk eseri de “Elim Sende” ismiyle oldukça dikkat çekici nitelikte. Bu anlamlı isim üzerine söyleyecek söz o kadar çok ki…

Yardımlaşmak bizim en insancıl yanımız. Başkalarına yardım ettikçe, birbirimize güvendikçe, gücümüzü ve bizde olanı paylaştıkça daha bir insan oluruz. Sevgili İlknur Peder eserine “Elim Sende” ismini vererek, ilk eserini yine elim sende deyip de bitirerek karşımızdakine güvenmenin, aynı zamanda karşımızdakine “bana ihtiyacın olduğunda seninleyim” diyebilmenin zenginliğine işaret ediyor.

Çocukluğumuzda sokağın asla doyulmayacak ikliminden çıkarken son kez icat ettiğimiz bir oyun vardı. Bu oyun sokağa istenmeyen bir veda özelliği de gösteriyordu. Evlerine gitmek istemeyen biz çocuklar birbirimize “elim sende” diyerek dokunur ve kaçardık. Arkadaşına dokunamadan, en son dokunulan çocuk olarak eve gitmek, azıcık hayal kırıklığına yol açardı. Böylesi bir çocuk oyununa iştirak etmeden büyüyen İlknur Peder bedensel engelli olmanın sıkıntılarını kim bilir kaç kez yaşamıştır. Buna rağmen sapasağlam ayakta durarak içsel gücünü kanıtlıyor. Hayata sürekli olumsuz yanından bakan, kötümser insanlara  “Elim Sende” diyor.

Derinlere kazmayı vurmak oldukça önemli bir eylem. Çünkü yüzeyde bulabildiklerimizle derinlerde bulabildiklerimiz, kolayca erebildiklerimizle iç âlemlerimize seyahat ederek erebildiklerimiz elbette bir değil. İlknur Peder yazarlık serüveninde okura her satırda daha derin, daha içsel materyaller sunarak böylesi bir tercihte bulunduğunu kanıtlamakta. Onun tercihi geleceğe dair müthiş pırıltılar sunmakta.

Elim Sende, yaşama sevinci aşılayan bir eser. Yazar gezerek gördüğü yerleri anlatırken günlerin aydınlığını da okuruyla paylaşıyor. Karanlık ya da gölgeli bir üslubu yok eserin. Aksine aydınlık, ışıklı ve umut verici bir söyleme tarzıyla karşımıza çıkıyor. Peder sıkıntıları, hataları gösterse de okuyucularını ve elbette kendisini karamsar bir ruh haline asla layık görmüyor.

Çevreye eleştirel gözle bakabilmek, bunu yaparken yıkıcı değil, yapıcı olabilmek oldukça önemli bir yetenek olmalı. Çoğumuz bazen susar, bazen de kaş yapayım derken göz çıkarırız. Eğer bir problem varsa görmezden gelmek, üstünü örtmek asla doğru değil. Gördüğümüz problemi yansıtmak, çözmeye azmetmek gerekir. Söylerken, gösterirken titiz davranırsak yolun önemli bir kısmını kat etmişiz demektir. Elim Sende’de yazar özellikle ülkemizdeki, insanımızdaki engellilere yönelik yapılan hataları seviyeli bir anlatım tarzıyla göstererek her birine çözüm önerileri sunmakta.

Güç, göreceli bir kavram olsa da ayakta durabilmemizi, sıkıntılarla, olumsuzluklarla baş etmemizi sağlar.  Yaşama enerjimiz, gücümüz içimizde gizli. Davranışlarımız, verdiğimiz tepkiler, yüzümüz, en fazla da gözlerimiz yansıtır içimizdeki enerjiyi. İlknur Peder kurduğu her cümle ile okura bu gücü ortaya çıkarmayı salık veriyor. Onun tavsiye edişi belirgin bir yönlendirmeden ziyade işaret ve ima ile kendisini gösteriyor. Doğrudan “güçlü olmalısınız, kendi gücünüzü keşfetmelisiniz” gibi yönlendirmelerde bulunmasa da yaşadıklarından damıtılan bir tema olarak güçlü olmayı okurun aklının bir kanarına not ediyor.

Tatlı, hoş ve duru bir su gözesi gibi akıyor İlknur Peder’in kaleminden sözcükler.  Sıkmıyor, yormuyor fakat boş da bırakmıyor aklınızı.  Okuru inceden inceye düşünmeye, algıladıklarını irdelemeye davet ediyor. Çevremizde gördüğümüz, ayrıntı olarak kabul edilebilecek olan içsel ya da maddesel izlenimlerini bizlerle paylaşarak varlığımızı çevreleyen ufuklara yolculuk yapmamızı sağlıyor.

Engel nedir? Bizi yoran, zorlayan, hareket alanımızı kısıtlayan maddi manevi her şey bizim için bir engeldir. Her engel bir sınav aslında. Bir engelle karşılaşınca ne yaptığımız bizim ruhsal gücümüzü gösterir. Kimi isyan eder, kimi yılgınlığa düşer, kimi vazgeçer her şeyden. Bazısı ise güçlüdür, güçlü olduğu için de kararlıdır.   İsyan etmez, yılgınlığa düşmez,  asla vazgeçmez. İlknur Peder bedensel engelle sınav oluyor bu dünya hayatında. Üstelik o güçlü olanlardan, güçlü olduğu için yılgınlığa düşmeyenlerden, asla vazgeçmeyenlerden. Bundan önceki yaşadıkları ve başarıları güçlü yanının kanıtı niteliğinde. Elim Sende ile farklı ve sağlam duruşunu bir kez daha ispat etmiş durumda.

Azmetmek, tutunmak demektir. Zorluklarla baş etmek, bizi yolumuzdan çevirmeye çalışanlara karşı durabilmek, onlara rağmen yürüyebilmek, mesafe kat edebilmek demektir. Elim Sende’de yazarın okura vermek istediği en önemli mesajlardan birisi de azmetme, kararlı kalabilme, eskilerin deyişiyle sabitkadem olabilme zorunluluğumuz.  Neredeyse her yazıda bu mesajı alacak kitabı okuyanlar.

Çocuklar yetişkinlere oranla hakikate daha yakın. Onların kalpleri dünyanın kuruntularıyla, insanların olur olmaz manevi bombardımanlarıyla henüz kirlenmemiş. Çocukların ışıl ışıl gözlerine baktığımızda ucu bucağı olmayan enginliklere açıldığımızı hissederiz, ruhumuzun dinginleştiğini de elbette. Hele hele konuştuklarında; önyargısız, temiz sözler dökülür sevimli ağızlarından. Çoğu kez şaşarız onların bu kadar yalın, bu kadar doğru ve bu kadar doğrudan konuşmalarına. Elim Sende’nin yazarı kitapta birçok yerde bizlere çocukların tertemizliğini, masumaneliğini ve dürüstlüğünü hatırlatıyor.

İlknur Peder çocukları sevdiği kadar Anadolu insanını da çok seviyor. Ona göre Anadolu’nun toprakla iç içe, kaynaklarından uzaklaşmamış, köklerini terk etmemiş insanları; tıpkı çocuklar gibi hakikate daha yakınlar. Bundan ötürü ne zaman onlardan biriyle karşılaşsa, bir köy çeşmesinden kana kana su içer gibi, onunla sohbet etmeden duramıyor. Kitabın içerisinde, Anadolu’nun temiz yürekli sakinleriyle karşılaştığınızda, sakın şaşırmayın ve yazarın beslendiği gibi siz de onların sözlerinden beslenin diyorum.

Her gezen keşfetmez, her bakan görmez bilirsiniz. Gezdiğimiz yerleri keşfetmek, baktığımız şeylerin özünü görmek için onları içselleştirmemiz gerekir. Elim Sende’de yazar gezdiği yerlere öylesine ve üstün körü bakmıyor. Gördüğü manzaraların kalp gözüyle fotoğraflarını çekiyor, çektiği fotoğrafları ruhunun derinliklerinde bir yerlere kaydediyor, sonra da bunları biz okurların gözlerinin önüne seriyor. Ki bizler de onlardan payımızı alalım, ruh hazinelerimizi zenginleştirelim.

Soran sorgulayan bir yazarla karşı karşıyayız elimizdeki kitabın satır aralarında. Yazar “aman sen de” demiyor gördüklerini ve yaşadıklarını kaleme alırken. En ufak bir hatayı bile sorguluyor, sorumluları bulmaya, onları lisanı terbiye ile ikaz etmeye çalışıyor. Tembel, miskin ya da umursamaz bir kalem belki de gördüğü birçok hatayı es geçerdi. Oysa yazmak umursamazlığa karşı durmak değil midir?

İlknur Peder, “Eski köye yeni adet gelmesinden hoşlanmayanlar, lütfen elinizdeki kitabı okumayı bırakınız”  diyor kitabına başlarken. Bilmem ki bu cümle üzerine çok laf etsek mi, yoksa kendi dinamiği içinde kendisini anlatmasını mı tercih etsek? Yazarın dünya üzerindeki modern, olumlu değişimin gücüne inanan duruşuyla ilgili uyarısına okurların dikkat etmesini tavsiye etsek iyi olacak galiba. İnsan ve toplum taş değildir ki hep aynı kalsın. Üstelik taş bile zamanla toprağa dönüşebilir ya da yosun tutabilirken…

Toplumun, özellikle engellilerin problemlerine hassas bir mercekle eğilen İlknur Peder asla ümitsiz değil, okurun da ümitsiz olmasına izin vermiyor. Onun niyeti engelliler konusunda daha fazla farkındalığın oluşması. Sık sık taşı gediğine koyması da hep bundan olsa gerek.

Uzun sözün kısası bizlere “Elim Sende” diyen İlknur Peder’e ben de bir okur olarak diyorum ki elbette ve iyi ki, bizlere yüzlerce güzel duygu, doğru fikir aktaran ellerin bizde…

Hem içten hem daimi sevgilerimle…

Elim Sende, İlknur Peder, Likya Kitap, İstanbul 2017, 207 s.

İlginizi Çekebilir

betpas

canlı bahis

güvenilir bahis siteleri