Eleştirel İdeoloji Analizleri

Leyla Mihrinaz Engin

İdeoloji Üzerine adlı eleştirel ideoloji analizleri kitabı, beş yazar tarafından ideolojinin ne olduğu hatta ne olmadığı düşüncesinin, Marks, Engels, Lukacs, Kant, Gramsci, Althusser’in fikirlerinden yola çıkarak detaylı araştırmalar sonucu kaleme alınan bir inceleme kitabıdır.

İdeoloji Üzerine’nin önsözüne, Hegel’in düşünceleri baz alınarak giriş yapılmıştır. Hegel Hukukuna göre, kendi öz bilincini kaybeden insan bunun yerine dini koyar. Ve yine giriş kısmındaki Marks’ın ideoloji hakkındaki fikirleri incelenerek, dinin insanlar üzerindeki yapılanmasıyla oluşturduğu ideolojilere değinilmiştir. Bu anlamla Marks’ın şu düşünceleri oldukça ilgi uyandırmaktadır; insanların varlığını belirleyen şey bilinçleri değildir; tam tersine onların bilincini belirleyen, toplumsal varlıklardır.

Kitabın önsözünde ilerledikçe, ideolojik gelişi belirleyen unsurların din, ekonomi, üretim ilişkileri, hukuki yaşam, siyaset, felsefe kavramlarıyla karşılaşmak mümkün ve bireyin mi ideolojiyi oluşturduğu ya da koşulların mı bireye ideoloji dayattığını okumaktasınız.

Zaten eleştirel analiz olan İdeoloji Üzerine adlı kitabı incelerken, her bir yazarın incelemelerine ayrı ayrı değinmekte fayda var. Çünkü her bir yazar ideolojiye, tarihi düşünür ve felsefecilerin düşünce ışığında ilerlemiş, yer yer benzeşen yer yer de zıtlaşan düşüncelerin analizlerinde bulunmuşlar. Bu uğurda her bir yazar oldukça fazla kaynaklardan yararlanmış, yaralandıkları kaynakları da kitapta okuyucunun bilgisine sunmuştur.

İdeoloji ve Politik Kültür

WILLIAM T.BLUHM Rochester Üniversitesi Öğretim Görevlisi

İdeolojinin tarihsel kökenini ve modern anlamını kaleme alan William T. Bluhm, ideolojiye dönem dönem farklı anlamlar yüklendiğini; tutucuların toplumdaki, liberal ve sosyalistlerin tasarılarını ve düşüncelerini eleştirmek için kullandığını yazar. Farklı zamanlarda, ideolojiye olumsuz manalar yüklendiğini, toplum ilişkilerinde resmen kullanılan bir ilişki şekline dönüştüğünü ve ideolojinin politik düşüncelere malzeme edildiğini iddia eder.

William T. Bluhm, birçok düşünürün düşüncelerini harmanlayarak incelediği ideoloji kavramı bölümünde, kendisinin de yapmış olduğu ideoloji tanımı en gelişmiş tanımdır denilebilir. Ve şöyle tanımlar; evrende insan doğasının bir açıklamasını, belli görüş açısından var olan toplumun eleştirisini, yasal, politik ve sosyal düzenin betimlemesini teşkil eder.

İdeloji Üzerine kitabında, “yeni sol” kavramını inceleyen William T. Bluhm, bu anlamda kültürü, inançları, otorite kavramını, değerleri, tartışmalı ve gizli ideolojileri inceler. İdeolojinin hangi dönemde neye hizmet ettiğini, insanlar üzerinde nasıl bir materyale dönüştüğünü, Çıkar Teorisi, Doğruluk, Sosyal Gerilim, Kültürel Gerilim Teorilerini incelemiş, farklı kaynak ve düşünürlerden yararlanarak İdeoloji Üzerine kitabına büyük bir zenginlik kazandırmıştır.

İdeolojinin, iktidar tarafından karşı görüş sahiplerinin çıkarlarına, düşüncelerine, politik inanç ve değerlerle oynandığını verilerle ortaya koyan William T. Bluhm, “Objektif Bir Bilim İçin Temenniler” kısmındaki düşünceleri okunmaya değerdir. Deyim yerindeyse okuyucuya nefes aldırtacak, topluma daha geniş bir perspektiften bakmasını sağlayacaktır.

FRIEDRICH ENGELS VE İDEOLOJİLERİN TARİHSEL ROLÜ

BO GUSTAFSSON İsveç Upsala Üniversitesi Öğretim Görevlisi

İdeoloji Üzerine kitabının bu bölümünde yazar Bo Gustafsson, Tarihsel Materyalizm Teorisinin savunucuları olan Barth, Marks ve Engels’in düşünce yapılarını ve ideolojinin tarihsel gelişimini inceler. Bo Gustafsson, Barth’ın düşünsel anlamda Marks ve Engels’le çeliştiği noktalara dikkati çekerek, Barth’ın Marks’ın düşünce ve teorilerine, eleştirel duruşunu belgelemiştir.

Ekonomik temel ile ideolojik üst yapı arasındaki bağlantıyı inceleyerek felsefe, ekonomi ve toplum bilimcilerinin düşüncelerini karşılaştıran Bo Gustafsson, Marks, Barth, Mehring, Tönnies ve Engels’ in düşünceleri arasındaki farkları verilerle ortaya koymuştur.

Gelişen küresel ekonominin, Avrupa, Amerika  ve Çin üzerindeki burjuva idelojisine değinen Bo Gustafsson’un şu düşüncesi okuyuculara oldukça enteresan gelebilir; tarihsel materyalizmin teorik olarak daha fazla gelişmesi gerektiğine inanıyoruz. Elbette yazar, bu düşüncesini haklı kılacak birçok veriyi İdeoloji Üzerine kitabında okuyucuya sunmuştur.

İdeoloji Üzerine’nin bu bölümünde, Engels’in Ekonomik temeller ürerindeki düşüncelerine genişçe yer verilmiş olup yine birçok kaynaktan yararlanılmış ve kaynak kitaplar bölüm sonunda okuyucuya sunulmuştur.

BİLİMİN GERİ TARAFI: İDEOLOJİ VE “BİLGİ SOSYOLOJİSİ”

Stuart Hall

İdeoloji kavramını incelerken, Amerikan Sosyoloji Teorisini inceleyen Stuart Hall, Amerikan Sosyolijisinde ideoloji ile ilgili eksiklikleri kanıtlamaya çalışır. İdeoloji kelimesinin 1795 yılında Fransa’da boy gösterdiğini ifade eden yazar, Bilgi ve Sosyoloji bölümünde Merton, Bacon, Marx, Engels ve Kant’ın düşüncelerinden yararlanır.

Stuart Hall, İdeoloji kavramını Kant’ın, felsefi bilgiyle akılcı bir zemine oturttuğunu kaleme alır. Aydınlanmanın soyut akıl tanımlamaları arasındaki ilişkinin özel kavramını sentezleyen bilginin, tarihsel kökenlerini inceleyip yorumlayan Hegel’in birçok düşünce ve bulgularına değinilmiş ve Kant’ın düşünceleriyle karşılaştırmıştır. İdeolojinin, sosyal yöntemlerle toplumsal düşünce yapılanmasına, tarihsel gelişimi üzerinde durulmuştur.

İdeoloji kavramının oldukça detaylı işlendiği İdeoloji Üzerine kitabının bu bölümünde, toplumsal ahlak, din, ekonomi, dil, tin, doğa, kültür v.b. yapıların etkileşiminden, ideoloji üzerindeki yapılanma ve tahriplerine değinilmiş ve yine birçok kaynak ve düşünürlerden yararlanılmıştır.

YANLIŞ BİLİNÇLİLİK OLARAK İDEOLOJİ: LUKACS

Roisin McDonough

İdeoloji Üzerine’nin bu bölümünde yazar, ideolojinin doğuşunu, toplumdaki yerini, insan yaşamı üzerindeki etkilerlerini incelemek amacıyla Lukacs, Marks, Hegel, Kant, Weber teorileri üzerinde durur.

Daha çok Lukacs’un teorilerini inceleyen yazar, devletler arası düşünsel ilişkilerden yola çıkar. Hegel’in “Tarih ve Sınıf Bilinci” teorisine değinir. Yabancılaşma, doğa nesnelliğinde ideoloji kavramını irdeler.

Locus’un “Sınıf Bilinci” teorisini inceleyen yazar, feodalizm yaşam şeklinin, ekonomi ve hukuk üzerindeki yapılanmalarıyla, etkileşiminin temelde bilinç düzeyini belirlediğini okuyucuya sunar.

Karışık olan insan yaşamını, ideolojinin temelinde değişik koşullardan etkilendiği, tarihin ve coğrafyanın kültürle ilişkilerini görürüz. Kapitalizmin çelişkili etkisiyle oluşan burjuvazi hegemonyasının yarattığı akımın ideoloji üzerindeki etkisini çarpıcı bir şekilde okuyucuya sunmuştur. Lukacs teorilerinden yola çıkıp kapitalizmin, marksizim işçi sınıfı proleterya teorileriyle karşılaştırmaları söz konusudur.

Ve yine İdeoloji Üzerine Kitabının bu bölümünde de yazar, birçok kaynaklardan yararlanmış, geniş bir inceleme ve analizle kaynaklarını okuyucuya sunmuştur.

POLİTİKA VE İDEOLOJİ: GRAMSCİ

I. Hall, B. Lumley, G. McLennan

İdeoloji Üzerine’nin bu bölümünde, Gramsci’nin düşünce ve teorilerinden yola çıkılarak ideoloji ve politika düşüncesine ışık tutulmaya çalışılmıştır. Gramsci idelojiyi, alt yapı ve üst yapı olarak görür. Bunu esas alan hegemonya, sivil toplum, devlet, parti ve aydınlar kavramı ile kurulduğunu, ideolojinin ancak bu kavramlarla kavranabileceğini iddia eder.

Gramsci, “Hapishane Defteri” matriksinden yola çıkan yazarlar açısından Gramsci’nin ideoloji terimini az kullandığını kaleme alır. İdeoloji yerine eşit manada kullanıldığı iddia edilen “felsefe” dünya kavrayışı, düşünce sistemleri kavramında kullanıldığına okuyucunun dikkatini çeker.

Kitabın bu bölümünde üzerinde durulan “kamu duyusu” kavramı okuyucuya oldukça enteresan gelecektir. Tüm bu düşünce ve teori sahiplerinin aslında Marksizimden etkilendiğini, ancak marksizim felsefesine ters gelen kavramlarla da sözel, yazımsal anlamlarda mücadele ettiklerine rastlanır.

“Politika,”Gramsci tarafından bir “ üst yapı” olarak ele alınır. Alt yapı ve üst yapı ilişkilerinde anahtar unsurdur. Bu bağlamda ideolojinin sınıf kesimlerini bir araya getiren işlem olduğu görüşüne değinilir. İdeoloji, “sosyal bloğun, birlik ve beraberliğine hizmet eder. Yazarlara göre, Lenin Kamu Duyu (sağduyu) kavramını incelerken, düşüncelerin devlet tarafından politik mücadelelerden ötürü topluma empoze edildiği vurgulanır. Bu uğurda, devletin politik ideolojileri empoze etmekte öncü rol aldığı okuyucuya aktarılır.

Lenin ve Marks, devleti, yönetici sınıfın örgütlü şiddeti olarak nitelendirirken, Gramsci ise, yönetimin zora dayanmayan görünümüne dikkati çeker. Gramsci, okulların pozitif eğitim yeri, mahkemelerin engelleyici, negatif eğitici etkisinden bahseder. Bununla beraber ideoloji ile devlet, devlet hegemonyası ile sınıflar arasındaki ilişkiyi inceler. Althusserin de düşüncelerine geniş yer verilen İdeoloji Üzerine kitabının bu bölümünde, Althusser ile Gramsci’nin düşünceleri karşılaştırılarak okuyucuya enteresan bilgiler sunulmuştur. Althusser, ideolojik aygıtları devlet olarak tasarlayarak “devletin ideolojik aygıtları” olarak isimlendirir. Devletin televizyon ve iletişim araçlarını kullanarak, sivil topluma biçim vermeye çalıştığını iddia eder. Althusser’e göre, devlet sermayesinin kamu ve özel kavramlarla ayrılması DİA’nın taktiklerinden biridir.

ALTHUSSER VE İDEOLOJİ TEORİSİ

Paul Q. Hirst

İdeoloji Üzerine’nin bu son bölümünde Althusser’un İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları adlı metnine uzun uzun değinilerek eleştirilerde bulunulmuştur.

Klasik Marksist ideoloji teorilerine meydan okuyan Althusser, yeni teoriler sunar. Marks teorisi olan, ekonomi ve politik tezlerinin dışında gerçek ve sosyal ilişkilerin yapısı olarak ideoloji kavramını inceler.

Paul Q Hİrst tarafından kaleme alınan İdeoloji Üzerine kitabının bu bölümünde, Althusser’a ait şu düşünceler okuyucuya oldukça çarpıcı gelecektir. Althusser’ göre ideoloji; insanların (olmayan) bütünlük ile olan ilişkilerini yaşadıkları bu hayali biçimliğin bir tasarımıdır. Ona göre, ideoloji bir “bilinçlilik” değil hayali bir tasarımdır. Ekonominin iş imkânları, mekân ve mesleki yapıya etkileşimini irdeler. Dolayısıyla sermaye sahiplerinin insan özneleri ve üretim araçları üzerindeki etkileşimi incelenmiştir.

Kapitalizm ve sosyalist üretim biçimlerinde, sorunların ekonomik yapı ve sosyal güçlerin farklılığı işlenmiştir. İdeolojinin cinsel farklılıklarda da kendini farklı şekilde yapılandırdığını, ekonomide, politikada, kültürde kadının geri kalmışlık biçimlerinin kırılması gerektiği kaleme alınmıştır.

İdeoloji Üzerine Kitabına Genel Bakış

1700-1800-1900 yılarının düşünce akımı ve felsefe teorisyenlerinin tez ve metinlerine, birbiriyle etkileşimine, detaylı araştırma ve incelemelerle kaleme alınan İdeoloji Üzerine adlı kitap, şüphe yok ki bu günkü ideolojinin alt yapısını, tarihsel, ekonomik, sosyal, bilimsel, doğa, cinsiyet yönleriyle ele alınmış ve analizlerde bulunulmuştur.

21. yüzyılda olduğumuz, kapitalizmin küreselleştiği, ekonomi ve bilgisayar çağın sosyal ilişkilerde, ideolojide belirgin olduğu bu döneme de ışık tutmaktadır. Ancak günümüz ideolojik yapının da ele alınması kitap incelemesi sonucu bir ihtiyaç olduğu analiz ve araştırma gerektirdiğini ortaya koyar. Yüzyıllardır terimsel olarak savunulan birçok kavram günümüzde güncelliğini yok etmiş ve yerine yeni kavramlar, yeni ideolojik yapılar ve şekillenmeler oluşmuştur. Bunun da üretim ve tüketim sektörü bazında nerdeyse yok olmaya yüz tutmuş devrimci, sosyalist insan yapısının yerini kapitalist, sağcı, muhafazakâr bir yapıya teslim etmiş olmasının, sosyal ilişkiler, ruhsal yapılar üzerinde incelenmesi bir gerekliliktir.

Beş değerli yazarın büyük incelemeler ve araştırmalar sonucu derleyerek okuyucuya sunmuş oldukları İdeoloji Üzerinde adlı Eleştirel İdeoloji Analizleri kitabı, ideoloji üzerinde oldukça kapsamlı bilgiler sunmakta, okuyucu bir daha tarihin derinliklerine sürükleyerek fikirler edindirmektedir. Her beş yazar, tarihi düşünürlerin ve eylem insanlarının düşüncelerinin yanına büyük bir öz güvenle kendi düşünce ve fikirlerini de koyarak analizlerde bulunmuşlardır.

Büyük bir emekle kaleme alınan İdeoloji Üzerine kitabı okunmaya değer bir kitap olup,  kitaplığınızda bulunması gereken bir bilgi ve kültür kitabıdır.

ideoloji-uzerine

İdeoloji Üzerine, Kolektif, Çevi.:Feyyaz Şahin, Pales Yayınları, İstanbul 2014, 320 s.

İlginizi Çekebilir

betpas

canlı bahis

güvenilir bahis siteleri