kartal escort

Bir Kadın Bir Ağaç Bir Bellek: Alganer’in Ziziro’su

Aydın Meral

Çocuklarını sevmediği düşünülen bir anne, zeytin vermeyen bir zeytin ağacı ve anne olmak istemeyen bir kadının özgün betimlemeler ve sözcük kullanımları ile akıcı bir dilde süren roman yapısı. Düşünülen ve düşündürülenler olay örgüsü romanın akışı içinde değişse de dilin akıcılığı okuyucuyu kendiyle beraber sürüklemeye devam etmektedir.

Merkezdeki ben anlatıcı ile sağlanan anlatım, ben anlatıcının yazara sunduğu karakterin iç yapısına hakim olma yönünü başarıyla kotaran yazar; kadına, kadının cinsiyet rollerine ve kadının kadınla olan dikey ve yatay ilişkilerine ilişkin çözümlemeleri ve çıkarsamaları yazarın alana dair derin bir okuma kültürüne sahip olduğunun göstergesi izlenimi vermektedir.

Romanın girişinin olayların kurgusal olarak aslında son olaylardan başlaması, akıştaki kronolojik olmayan anlatım ve an ile geçmiş arasındaki gidiş gelişler okuyucuya sanki paralel akan iki metin hissi uyandırırken yazarın bunları arasındaki kurduğu bağ, okuma ritminin diri tutulmasını sağlamıştır.

Anlatım boyunca vurgulanan annelik rolünün kadının rolü ile çatışmaları, ben anlatıcının romanın düşünsel yönünü besleyen bir arka plan akışı olsa da anne/ Müjgan karakteri romanın ana omurgasını oluşturmaktadır yaptıkları ve yapmadıklarıyla. Romanın başlarında dile getirilen ve kurgunun sonlarında ortaya çıkan Müjgan’ın notları ve romanıysa roman içinde roman yapısı oluşturarak romana derinlik katmıştır.

Müjgan ile birlikte romana karakter yoğunluğuna katkı yapan bir diğer unsur olan evde(ler)deki zeytin ağacıdır. Romanın geçtiği tüm zaman kapsamına tanıklık eden zeytine yüklenen düşünsel alan onu bir birey olarak yaşatılmasına zemin hazırlamıştır: Gören, duyan, ses et(e)meyen ama varlığı değerli olan.

Romanın çok katmanlılığın ana katmanı kadınlık halleridir. Ben anlatıcı/Diren’in kendinden, annesinden, yaşamına giren diğer kadınlardan eklemleyip eksilttiği yönler okuyucuya kadın anatomisine, cinsel yönüne, kültürel bağlamına ve kadının bireysel çıkmazlarına dair önemli veriler sağlamaktadır.

Roman biçeminde ana anlatıcının bireysel bağlamından kaynaklı matematik disipline yapılan gördermeler ve buna tezatlık oluşturan ama bu tezatlığı metnin bütününe başarıyla yediren bir ironik anlatım da var. Bozulan düzenler, tanık olunan acılar ve umutsuz yaşam akışlarına rağmen gücünü koruyan ironi, romanın bir diğer rengini oluşturmaktadır.

Romanın Diren’in yaşamını ele alıyor oluşu onun toplumsal değişimleri ilişkin anlatımlarını, romanın geçtiği iki ülkeyi ve arada bir kendini gösteren tüketim toplumu eleştirisi romanın salt birey kurgu unsuru olmasından çıkıp onu dönem romanı olma özelliği de kazandırıyor.

Dilin elastik yapısının sonuna kadar kullanıldığı Ziziro’da anlatımsal kıvraklık metnin geniş bir temelde açımlanmasını sağlarken temel üzerine kurulan kurgu çeşitliliği roman örgüsüne zengin bir yön bulma olanağı katmıştır. Diren-Müjgan çatışması kiminde tez antitez ilişki kurarken kimisinde birbirinden bağımsız zaman akışları gibi ortaya çıkmaktadır. Bunlar olurken düşünsel yönden yıkılan cinsel ve toplumsal tabular, okur için bir düşünsel alan olanağı oluşturmaktadır.

“Beton rahim” tanımlaması, yazarın özgün kullanımı iken roman kullanılan bilinçakışı tekniği, okur için içinden çıkılamaz bir akış oluşturmak yerine her okuyucunun bir iç okuma edimi biçiminde başarılı bir anlatım kıvamı oluşturmuştur.

Romanın yazım tekniği ve içerikteki özgünler karşımıza anakronik bir yapı çıkarmıştır. Kurgunun darboğazına girmeyen, dilsel karmaşadan uzak ve geçmiş ile anı eşgüdümleyen yönü, okuyucu için okuma sürecinde ve sonrasında kendi alımlamasını olumlu yönde yapacak gücü vermektedir.

Ağustos böceklerini, Kıbrıs’ı, yeşili, uzaktaki ama en yakındaki Jan’ı okumak için ve metne aidiyet duymak için Ziziro, iyi düşünülmüş uygun bir metin ürünü.

Ziziro, Müjde Alganer, Artemis Yayınları, İstanbul 2019, 200 s.

İlginizi Çekebilir

betpas

canlı bahis

güvenilir bahis siteleri