kartal escort

Aidiyetin Zorunlu Kıldığı Yakınlık: Meral Saklıyan’ın Uzağa Gidemem’i

Aydın Meral

On iki öyküden oluşan Uzağa Gidemem’in tüm öykülerindeki odak kadınlardır. Birilerine, birbirlerine ve fiziksel mekânlarla bütünleşmiş kadınların; kendilerini aidiyetlerinden koparamayıp meskûn mahalliğe devam edişleri… Bu aidiyetlerin temelinde, insanın insanla kurduğu bağın ve bu bağın yaşayışla bütünleştiği bir duygudaşlık.

Kadınların kendini var etmesi ve bu var edişin sağladığı statü, onu toplum bağlamında güçlü kılsa da içteki bir boşluğun dolamamasının anlatıları olan öykülerin başat alımlamalarından biri de ötekileştirilmemiş insanların bir aradalığıdır. Kiminde bir kül’e odaklanan öykü kiminde ise diri bir bedendedir ama öz hep aynı: Gidememek…

Moderne adım atan ama yerleşiğin gelenekselliğiyle sınırlandırılan kadınların aydınlanmış zihinleri, Saklıyan’ın öykülerinde bendini okuyucuya belirgin olarak hissettirmesinin yanında bu aydınlanmanın duygusallık arayışında olduğu da öykülerin bir diğer yoğunluklarıdır.

Modernite ve gelenek arasındaki yaşayışlarda bir döngü de olan kadın karakterlerin, yaşadığı toplumsal çatışmalar, mevcuttan sıyrılma eylemleri ve bunların yarattığı örgü, öykülerin temel işleyişi olmuştur. Kadınların ikilemleri sürerken buna paralel olarak olay örgüsündeki başatlıkları da sürmekte ve ana karakter olarak akışa etki etmektedirler. Bu yönüyle Saklıyan’ın kadınları alışılmış yazınsal kalıplardaki pasifize edilip ezilen/ötekilenen kadınlar değil, kendi yaşamlarının öznesidirler.

Şizofrenik olayların yaşanması, haber metinlerine benzeyen içerikler, toplumsal cinsiyete dair yansımalar… Öykülerin içeriklerinde kendine yer bulan karakterlerin bireysel dışavurumları olsa da bunların konumlandığı yer aslında toplumun dayatmasıdır çünkü Saklıyan’ın çizdiği/kurguladığı/gözlediği kadınların neredeyse tümü kendi karakterlerinin/kimliklerinin farkında olan bireylerdir ve etraflarında oluşan düşünsel çevrenin farkındalığında olan bireyler olarak işlenmiştir.

Töz öyküsünü, diğer öykülerden farklı bir yere oturtmak gerek zira buradaki temalar salt birey düzlemindeki yansımalar değil; inanç ve kültürel kimliğin çeşitliği, hoşgörü ve koşulsuz kabulün yer aldığı bir bakış açısıyla işlenmiştir. Tabi burada da kadınların merkezde olduğu ve olay örgüsünün bunlar etrafında şekillendirilip düşünsel alanın yine bu kadınlar üzerinden oluşturulması öykünün belirginliğidir.

Demirden Çember öyküsünde atıfta bulunan politik bağlamın iç kasan durumu cezaevi şartları üzerinden işleyen Yazar; siyasal kimlik, buna ilişkin erksel tutum ve kuvvetler arasındaki otorite mücadelesinde okuyucunun duygusal yönünü sarsan bir betimsel ve olaysal bir biçem var. İçeriğin ayrıntılandırılması da bunu pekiştiren bir düzeyde kullanılmış.

Toplumun davranış kodlarını işlerken ailenin bundaki varlığını işleyen öykülerde, karakterler/kadınlar aile kızı ve aydınlanmacı yönü beraber götürme eğilimdeler. Bunun öykü kurgusuna olan etkisi olay örgülerinin bu düzlemde akmasını sağlamış. Bu karakterler etrafında kurgulanan metin okuyucuya bir yandan tanıdık bir sosyal çevre ve aile için iletişim biçimi alımlaması sağlarken diğer yandan da kadının kendini toplumun yerleşik tutumlarından sıyrılıp bireyselleşmiş bir bilince erişmesi fikrinin okuyucuda zemin bulmasına katkı sunacak biçimde işlenmiş.

Her öykü karakterinin özgün yönlerinin mevcutluğunun yanında tümünde paralel giden çıkış arama ve yaşamını daha yaşanılır kılma çabası, devinimsel bir sürecin oluşmasını sağlamış. Burada karakterler öykülerin tekliğini aşıp kitabın tek bir yazınsal ruha ulaşmasına basamak oluşturmuşlardır. Hayıflanan, direnen, yapıcı ve başat kadınlar…

Nişan öyküsünde, kadının fikirsel varlığının yanında kadının bedenselliğine ilişkin yaşayışı, kendi tercihlerini ifade edip yaşayabilen bir edimsel duruma yükselmesini işleyen Yazar, böylelikle karakterin söyle ve eylem arasındaki uyumu sağlayabilmiştir. Olması gerekene paralel bir işlenim.

Aile, toplum, kimlik, toplumsal statü, cinsellik, psikolojik işleyişler, çözülmeler, oluşumlar… Meral Saklıyan’ın karakterlerini çok boyutluluk işlediği Uzağa Gidemem öyküleri birbirinden modüler olarak ayrılmayacak bir düzlemsel ortaklığa sahip. Başkarakterlerin kadınlar üzerinden kurulması, öykülerin kadın kimliğine bütüncül bir işleyişin oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Dilin sadeliği, cümle yapısının akıcılığa olan olumluğu öykülerin içerikteki başarısının yanında biçemsel yönün de kotarıldığı bir yapı kurmuştur. Ve ismi ile hemrenk olan bir kurgusal yapı.

Uzağa Gidemem, Meral Saklıyan, Everest Yayınları, İstanbul 2019, 120

İlginizi Çekebilir

betpas

canlı bahis

güvenilir bahis siteleri