Margaret Atwood: ‘Bu Yaşadığımız Şey Distopya Değil’

Dünyaca ünlü Kanadalı yazar Margaret Atwood “Memnun olmadığımız değişikler yapıyor olabiliriz ama bu kasti bir totaliteryanizm değil” diyor.

“The Handmaid’s Tale” (Damızlık Kızın Öyküsü), “Blind Assasin” (Kör Sukiastçı) ve “Alias Grace” (Nam-ı Diğer Grace) gibi romanlarıyla tanınan ve adı sık sık Nobel Edebiyat Ödülü dedikodularıyla anılan Margaret Atwood perşembe günü BBC radyosuna bir söyleşi verdi. özellikle distopik bir dünyayı anlattığı romanlarıyla tanınan Atwood şu günlerde yaşanan karantina sürecindeki dünyayı “Nahoş, korkutucu ve sevimsiz bir yer ama distopya değil” şeklinde tarif etti.

Margaret Atwood sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir distopya, teknik olarak, birileri tarafından düzenlenmiş nahoş ve içinde yaşamak istemeyeceğiniz bir toplumdur. Bu ise düzenlenmiş değildi. Yani insanlar memnun olmadıkları değişiklikler yapıyor olabilirler ama bu kasti bir totaliteryanizm değil. Kasti bir düzenleme değil.”

Guardian’ın haberine göre Atwood bir “aciliyet krizi”nden söz ediyor ve şunu söylüyor: “Yıldırım çarpması gibi nahoş bir durumda olmak bunu bir distopya yapmaz. İçinde bulunmak istemediğiniz nahoş, korkutucu, sevimsiz bir yer ama bu sizi kontrol eden bir hükümet tarafından düzenlenmiş değil.”

Bir Şeyleri Yakmak Güdüsü

Atwood koronavirüsü 5G’nin yaydığı yönündeki komplo teorilerini de 14. yüzyılda Avrupa’yı saran Veba Salgını’na gösterilen tepkilerle karşılaştırdı: “Bir panik salgını başladığında insanlar şuçlayacak bir şeyler ararlar, çünkü suçluyacak şeyi bulursanız tehdidi de elimine edersiniz. Kara Veba sırasında aşağı yukarı şu insanlar suçlanmıştı: Cüzamlılar, bir kasaband diğerine gittikleri için; Çingeneler, yolculuk edip durdukları için; Yahudiler, hep alışıldık sebeplerden dolayı. Ve cadılar, biliyorsunuz değil mi o cadıları? Her yere vebayı yaydıkları için. Yani bu insanları yok edebilseydiniz belki de vebaya yakalanmayacaktınız. Sanırım en belirgin güdü bir şeyleri yakmak.”

İlginizi Çekebilir