Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri

Papersense Yayınları büyük bir boşluğu doldurdu. Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri’nde, ustanın çizdiği resimlerin yanı sıra makinelerinin tam olarak anlaşılmasına yönelik modern çizim ve hesaplarla desteklenmiş geniş açıklamalar da yer alıyor.

Dünya mühendislik tarihi gibi uçsuz bucaksız bir denize yelken açarsanız karşınıza binlerce irili ufaklı ada çıkacaktır. Bu adaların büyük çoğunluğunun adı sanı bilinmez. Onlar insanlık tarihinin anonim kahramanlarıdır. Tekerleği bulan, taşa şekil veren, dişliyi bulan bu isimsiz mühendislerin yanında bir tarihe geçen, tarihi değiştiren isimler vardır. Liman gibidirler. Tarihin denizine açılanların uğradığı bu gösterişli limanlardan biri de Cezeri’dir. Birikimi, icatları, bakış açısı ve mühendislik felsefesi itibariyle de Leonardo da Vinci’nin öncülü olan Cezeri’nin da Vinci kadar popüler olamaması ise dünya bilgi transferi cetvelindeki asimetrik durumdan kaynaklanıyor olsa gerek.

cezeri1-ciltBatının bağrından çıkardığı sayısız büyük isimden biri olan Leonardo da Vinci bugün ikonik ve evrensel bir figür. Hakkında yazılmış, çekilmiş olan bütün kitap ve filmleri sonuna kadar hak eden bir dahi. Hiçbir övgü onun isminden yaşadığı hayattan büyük olamaz. Peki neden Cezeri böylesi büyük bir figür olamadı? “Buradaki bütün suç batının büyüklüğünde, doğunun geri kalmışlığında” ile izah edilemeyecek kadar komplike. Bunun sebeplerini büyük bir kültürel savaş bağlayacağımız gibi; kavramlara, bilime, sanata, deneyimlere hem doğu hem batı verdiğimiz anlamların ortak çarpıklığında da aramalıyız belki de.

Bu iki ismi karşılaştırmak ikisini de yapılmış bir haksızlık olur ama şunu da ortaya koymalı: Cezeri bir şekilde da Vinci kadar meşhur değil ve dünyanın bu isimle daha çok tanışması, dünyanın Cezeri’yi daha çok tartışması gerekiyor.

Hatta biraz iltimas geçip bugünden bir retrospektif yapınca Cezeri’nin da daha büyük bir ilgiyi hak ettiği aşikâr. Papersense Yayınları da bu farkındalığı sağlayacak bir kitap yayımladı. Cezeri’yi böylece popüler okurla, güncelle ve kamuoyu ile buluşturdu. Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri adlı bu kitaba geçmeden önce biraz Cezeri’yi tanıyalım.

Aziz’in babası pirinç tüccarı İsmail’in oğlu eşsiz şahsiyet el-Cezerî

İTÜ’nün efsanevi hocalarından Prof. Dr. Atilla Bir, ömrünü Cezeri çalışmalarına adamış bir akademi insanı ve Cezeri’yi şöyle özetliyor: “Bedî’ü’z-zaman Ebû’l-‘İzz (‘Aziz) bin İsmâi’l bin er-Rezzâz el-Cezerî (Aziz’in babası pirinç tüccarı İsmail’in oğlu eşsiz şahsiyet el-Cezerî) bu kitabı Anadolu Selçukluları döneminde 1206 yılında yazmıştır. Kitabın başlığı Kitâb el-câmi‘ beyn el-‘ilm ve el-‘amel en-nâfi’ fi Sınâa’ti’l-hiyel olup, “Harika düzenleri gerçeklemede, gerekli kuramsal ve uygulamalı bilgileri bir arada sunan kitap” anlamına gelir. Kitap günümüzde robotik, otomasyon, sistem ve kontrol mühendisliği gibi çeşitli bilim dallarına ait bilgi ve uygulamalara ilişkindir. Cezeri, Amid’deki (bugünkü Diyarbakır) Artuklu Sarayı’nda 1181-1206 tarihleri arasında saray mühendisi olarak çalışmıştır. Helenistik kültürde Pnömatik ve İslam kültüründe Hiyel olarak bilinen bir endüstriyel disiplinin en önemli temsilcisidir. Mısırlı hekim El-Akfânî’ye göre ‘Bu bilim boşluğun bulunmaması prensibine dayanır ve bu prensibe dayanan düzenlerin nasıl gerçekleştirileceğini kendine konu edinir. Amacı, ölçülü denge kapları, taşan kaplar, sifon ve diğer elemanlar yardımıyla bu düzenleri gerçekleştirerek zihni eğitmektir’. El-Cezerî kitabını Artuklu Sultanı Nasireddin Mahmud’un (1200-1222) ısrarla talebi üzerine yazmıştır.”

Evet, Cezeri ile da Vinci arasında tam üç asır var. Ama bu fark kendi çağları içinde düşününce siliniyor. Cezeri’nin yaşadığı dönemde bilimin merkezi Ortadoğu, da Vinci’nin yaşadığı dönemde bilimin merkezi Avrupa.  Her iki dahi de yaşadığı çağın bilimsel imkanlarını, felsefi imkanları zorlamış ve hakkını vermiş diyebiliriz.

cezeri2-ciltCezeri, elliden fazla makine ve aracın teknolojik tasarımlarını yapmış ve bu makineleri teorik planda bırakmayıp üretmiş ve çalıştırmıştır. Bütün bu makineler için rahatlıkla bir dehanın ürünü demek mümkün. Bunların 50 tanesini de Artuklu Sultanı Nasuriddin Mahmud’un isteği üzerine ünlü eserinde açıklamıştır. Bu eserinde Cezeri’nin alçak gönüllü, gülümseyen mizahi üslubuyla ve birçoğu sanat eseri olan göz kamaştırıcı rengarenk resimleriyle karşılaşıyoruz.

Ancak bu kitap günümüz Türkçesiyle ve bütünlüklü bir şekilde okurla buluşamamıştı. Papersense Yayınları bu büyük boşluğu doldurdu. Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri adıyla yayımlanan kitapta Cezeri’nin çizdiği resimlerin yanı sıra, makinelerinin tam olarak anlaşılmasına yönelik, geriye bir eksik bırakmayacak şekilde modern çizim ve hesaplarla desteklenmiş olan geniş açıklamalar da yer alıyor. İki ciltten oluşan bu büyük boy kitap tam 664 sayfa ve kitapta muhteşem çizimler yer alıyor. Sanki İhsan Oktay’ın romanlarındaki atmosferden fırlamış gibi duran, roman estetiğine sahip bu kitabı okurken, Cezeri’nin araç ve makinelerinin ileri bir mühendislik kavrayışının ve yüzlerce belki de binlerce deneyin ürünü olduğunu anlayabileceksiniz. Cezeri sadece teorik düzeyde kalmamış, projelendirdiği makineleri üretmiş, bütün fonksiyonlarıyla iş görür halde çalıştırmıştır. Bu sırada da çok sayıda buluşlar yapmış ve mekanik sistemler geliştirmiştir.

Okur açısından şu noktayı da izah etmeli: Bu kitap sadece mühendislere hitap etmiyor. Tarihe, bilime, mekaniğe meraklı herkes için sürükleyici bir kitap. Bu kitapla ile birlikte Cezeri’nin makineleri ve mühendisliği hakkında incelenmeye muhtaç en ufak bir nokta kalmamıştır. Makineleri şimdi tam olarak çözüldüğü için eskiye oranla daha fazla dikkat çekecektir ve belki akademik alandan popüler alana kayacaktır.

Müzesi de olacak

Cezeri her şeyden önce bir deha. Şekiller arasında kurduğu bağlar tek bir insanın zihin gücünün çok ötesinde ve Leonardo da Vinci ile kıyaslandığında bile daha renkli bir dünyası var. Ama kimse Cezeri’yi tam olarak çözüp o renkli dünyayı bugüne taşımak için yatırım yapmamış. Bu kitap bir yönüyle Uluslararası İstanbul Cezeri Müzesi’ni de müjdeliyor. Papersense yetkilileri, “meselemiz sadece kitap basmak değil, kitaptaki makineleri de aslına sadık kalarak aynen üretmeye başladık; böylece Cezeri’yi dünya gündemine taşıyacak yolculuğu başlatacağız” diyorlar. Yani müze hazırlıkları da bitmek üzere.

Cezeri’yi öncelikle bir tasarımın nasıl ortaya çıktığını merak edenler okumalı. Cezeri insan ve makine iletişimini çok iyi kurgulayan bir insan. Gerçek bir mühendis. Öte yandan çok eğlenceli bir insan, makinalarına bir şekilde eğlence unsuru katıyor, sırf bu eğlenceye dahil olmak için bile okuyabilirsiniz. Kitapta Cezeri’nin orijinal metniyle birlikte geniş teknik analiz ve çözümlemeler var, üçboyutlu katı modeller var. Bu yüzden akademik alana da popüler alana da hitap edebilecek bir kitap. Darısı diğer büyük “keşfedilmemiş” şahsiyetlerin başına.

İlginizi Çekebilir