Black Mirror’da Yer Alan Teknolojiler Gelecekte Mümkün Olabilir mi?

*UYARI – Spoiler içerir*

Black Mirror yarattığı karanlık dünyalarla olası pek çok teknolojinin sorunlu yönlerini irdelemişti.

Günümüzde mevcut olan ya da geliştirilmesi muhtemel olan teknolojilerin yarattığı distopik dünyalarda yaşanan olayları konu alan Black Mirror dizisi, hayranlarını bu olası senaryolara dair ürkütmesiyle biliniyor. Her ne kadar bugünden bakınca bu teknolojilerin neredeyse hiçbiri mümkün görünmese de otomatik kapılar, tablet bilgisayarlar, cep telefonu vb. gibi teknolojiler de Uzay Yolu’nun (Star Trek) yayımlandığı dönemde hayli tartışmalı teknolojilerdi. Ancak Uzay Yolu bu teknolojilere dair büyük oranda fikir vermiş dünya da yavaş yavaş bu teknolojilerin gerçekleşmesine tanıklık etmişti.

Her bir bölümünün özgün bir teknoloji etrafında şekillendiği dizi, insanların hayatlarının nasıl değiştiğine odaklanıyor. Bu teknolojilerden bazıları kolay ve anlaşılır olsa da içlerinde tasavvur etmesi güç olanların sayısı da az değildi.

Örneğin üçüncü sezonun 5. bölümünde kurgusal bir kasaba olan San Junipero’da insanların birbiriyle tanışması, arkadaşlık kurması hatta aşk yaşaması epey olağandışı görünüyordu. Sanal bir dünyaya insanların bilinçlerini aktaran bir teknolojiye dayanan hikaye, gerçek dünya deneyimleriyle sanal dünya deneyimlerini birbirine neredeyse eş tutuyordu.

Independent Türkçe’nin haberine göre teknolojiye dair en kafa karıştırıcı detaysa ölmek üzere olan kişilerin yok olmak yerine San Junipero’da yalnızca bilinç düzeyinde yaşamayı tercih etmesi. Bölüm her ne kadar yansıttığı aşk hikayesiyle etkili olsa da pek çok hayran teknolojiye dair fikrin sorunlu yanlarına işaret etmişti.

Bir diğeriyse ikinci sezonun 4. bölümünde ebeveynlerin çocuklarının her an, her dakika neler yaptığını görmesini mümkün kılan Arkangel isimli teknoloji. Bölümde Marie, kızını kısa süreliğine de olsa gözden kaybettikten sonra yaşadığı telaşla teknoloji kullanmaya karar verir. Kızı Sara’nın gözetiminden hiçbir şekilde çıkmasını istemeyen Marie kızının hissettiği duyguları ve sağlık durumunu bile Arkangel sensörleri sayesinde hissedebilir.

Ancak Marie, sensörlerin Sara’ya yardım etmekten çok zarar verdiğini fark etmesinin ardından sensörlerin takıldığı yerden çıkarılmasının mümkün olmadığını, sadece kapatılabileceğini anlar. Teknolojinin mümkün olup olmaması bir yana bölüm esasen masum bir fikrin kişisel özgürlüklere ne kadar büyük bir sekte vurabileceğine işaret etmişti.

Üçüncü sezonun ikinci bölümü de oyun dünyasında eleştirel bir bakış sunuyordu. Bir banka hatası nedeniyle İngiltere’de beklemek zorunda kalan Amerikalı Cooper buradayken artırılmış gerçeklik teknolojisiyle üretilmiş bir oyunu denemeye karar verir. Oyun, enseye yerleştirilen bir çip sayesinde kişinin en derin korkularını görebiliyor ve bunları simüle edebiliyordu. Ancak bir dizi hatanın sonunda teknoloji nihayetinde Cooper’ın ölümüne yol açmıştı. Bölümü izleyenler böylesi bir dünyayı hayal etmekte hayli güçlük çekmişti.

Dizinin 4. sezonunun “Hang the DJ” bölümü de gelecekteki muhtemel flört uygulamarına bir bakış sunuyordu. Çiftlere mükemmel partneri bulduğunu öne süren uygulama dayandığı algoritma gerekçesiyle tartışma yaratmıştı.

İkinci sezonda yapay insanları mümkün kılan teknoloji de bugünden bakınca hayli tartışmalı ve esasen neredeyse imkansız görünüyor. Eşini trafik kazasında kaybettikten sonra onun yapay bir versiyonunun üretilmesine karar veren Martha bir noktadan sonra bunun nafile bir çaba olduğunu ve eşini asla geri getiremeyeceğini fark ediyordu.

Ölen arıların yerini almak üzere üretilen küçük robotların gösterildiği bölüm de diğerleri kadar tartışma yaratmıştı. Esasen doğanın dengesini korumayı amaçlayarak üretildiği söylenen teknolojinin Britanya Hükümeti tarafından bir gözetim aracına dönüştürüldüğü ekrana yansımıştı. Böcekler hacklendiğiyse insanları öldürmeye başlıyordu.

Black Mirror’ın teknolojinin sorunlu kullanımına dair tartışma yaratmayı başardığı pek çok başka bölümü mevcut ve bunlar onların yalnızca birkaçı. Her ne kadar bahsi geçen teknolojiler bugünden bakınca teknik açıdan pek mümkün görünmese de yarattıkları dünya pek çok izleyicinin tüylerinin ürpermesine yetmişti.

İlginizi Çekebilir