Amerika’nın Öncü Kadınları Gezici Festival’de

Ankara Sinema Derneği tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla bu yıl 25’incisi düzenlenecek Gezici Festival, Amerikan sinemasına yön veren öncü kadınların filmlerini seyirciyle buluşturuyor.

29 Kasım-5 Aralık tarihleri arasında Ankara’da, 6-8 Aralık’ta Sinop’ta ve 9-12 Aralık’ta Kastamonu’da perdelerini açacak festivalin ‘Amerikan Sinemasının Öncü Kadınları’ bölümünde gösterilecek filmlerden biri olan ‘Güle Oynaya Cehenneme Gidiyoruz’ (Merrily We Go To Hell, 1932), Dorothy Arzner’a ait. 1920’lerin sonlarında sesin sinemaya gelişiyle başlayıp 1934’te Amerikan toplumunu filmlerdeki zararlı içerikten korumayı hedefleyen sansür yasasının devreye girmesiyle son bulan ve ‘Pre-Code’ diye anılan kısa ama sınır tanımaz döneme ait bu film, Arzner’in yönetmenlik kariyerinin zirve noktalarından biri. Amerikan toplumunu daha önce görülmemiş bir gerçeklikle perdeye yansıtan ve tabu sayılan konuları büyük bir açıklıkla ele alan filmlerin çekildiği ‘Pre-code’ döneminin tipik bir örneği olan ‘Güle Oynaya Cehenneme Gidiyoruz’, geleneksel bir aşk filmi gibi başlar ancak daha sonra eski sevgilisiyle yakaladığı alkolik kocasını yola getirmekten umudu kesen kadının açık evlilik kararı almasıyla zamanın ahlak kurallarına meydan okuyan, sıradışı bir yola girer.

ABD Büyükelçiliği’nin katkılarıyla düzenlenen bölümde izlenebilecek diğer film, Amerikan sinema tarihinin bir başka önemli figürü Ida Lupino’ya ait. Kariyerine oyuncu olarak başlayan ve 1950’li yıllarda Hollywood stüdyo sistemi içinde yönetmen ve yapımcı olarak varlık gösteren öncü sinemacılardan Lupino’nun 1953 yapımı başyapıtı ‘Otostopçu’ (The Hitch-Hiker), bir anda hayatımıza giren şiddetin yarattığı dehşeti ustalıkla resmederken kendinden sonra gelen birçok filme ilham vermiş nefes kesici bir gerilim.

Amerikan bağımsız sinemasının öncülerinden Shirley Clarke’ın ilk uzun metrajlı filmi olan ve küfür kullanımı nedeniyle ABD’de gösterime giremeyen ‘Torbacı’ (The Connection, 1961) da bölümün dikkat çeken yapımlarından.

Gezici Festival’de yine ABD Büyükelçiliği’nin katkılarıyla düzenlenen ‘Sanat Uzun, Hayat Kısa’ bölümde ise sanatı ve sanatçıyı konu alan, aralarında Marianne & Leonard: Aşk Sözleri’ ve ‘Toni Morrison: Beni Oluşturan Parçalar’ın da olduğu beş film seyirciyle buluşacak.

İlginizi Çekebilir