Emine Ayhan’la Shakespeare’de Tiranın Dönüşümleri

Shakespeare’de iktidar tek tek kişilere atfedilebilecek bir sıfat olarak değil, tarih boyu tekerrürünü izlediğimiz tiranlığı, mutlak hükümdarlığı, patriyarkayı, totalitarizmi, kısaca insanın doğa, hayvan ve insan üzerindeki tahakkümünü mümkün kılan toplumsal bir mekanizma, bir ilişki biçimi olarak çeşitli maskeleriyle karşımıza çıkar: Kişileri dünyadaki karşılıklı rollerine yerleştiren ortak bir senaryo. Aşırılaşmış bir politik iktidar biçimi olarak tiranlık da, Platon’un dikkat çektiği gibi, sadece bir yönetim şekli değil, bu yönetim şekline zemin oluşturan bireysel ve kolektif, özel ve politik bir ruh durumuysa, yani aslında bir neden değil de sonuçsa, Shakespeare bizi bu ruh durumunun en karanlık yüzlerine gerçek hayatta yakınlaşamayacağımız kadar yaklaştırır. Tutkular ve korkularla kavrulan “en mutsuz” ruh olarak tiranın (Platon) veya tiranca eğilimleri olan kişinin kademe kademe yükselişini, maskesini atarak bir cinayet makinesine, kadirimutlak intikamcıya veya toplumsal “vahşi hayvana” dönüşümünü ve mukadder düşüşünü izleriz Shakespeare oyunlarında. Bu oyunlardan çıkan bir içgörü de, söz konusu yükselişin en azından değerler, duygulanımlar düzeyinde bir ortaklık; mutlak yasaya, babaya veya fallusa duyulan derin inanç olmaksızın gerçekleşemeyeceğidir. Bu nedenle, ruhta bir zayıflık olarak kendini gösteren iktidar arzusunu Shakespeare’in yalnızca siyasal iktidar figürlerinde değil, sıradan oyun kişilerinin gündelik jestlerinde de saptarız.

“Sahne”deki yükseliş ve düşüşlerini yüzyıllardır bıkıp usanmadan izlediğimiz bu sözde- muktedir oyuncuların bizi her anlamda bu kadar etkilemesi, ruhumuzda ve bedenimizde yarattıkları bu ortak titreşim neye bağlanabilir? Dört haftalık seminerde Kral Lear ve III. Richard oyunlarından hareketle, Shakespeare’de tiranlığın değişen maskelerine yönelmeye çalışacağız bu seminerde. İktidarın aklıyla deliren, büyüsüyle büyülenen, içkisiyle sarhoş olan, düşüyle ayakta uyuyan, bakışıyla kör olan oyun kişilerinde bizleri yerine göre efendi veya köle, zalim veya kurban, suçlu veya masum, kazanan veya kaybeden, iyi veya kötü olarak konumlandıran öznelleştirme mekanizmalarına Shakespeare’in sunduğu estetik mesafeden bakmaya çalışacağız.

Katılımcıların seminer öncesinde okuması beklenen çeviriler:

Birinci ve ikinci hafta : III. Richard (1593) – (Berna Moran çevirisi)

Üçüncü ve dördüncü hafta : Kral Lear – (1605-6) (Emine Ayhan çevirisi

16-23-30 Kasım, 7 Aralık 2020

19:00-21:00

Online, Zoom

(4 hafta, haftada 2 saat, toplam 8 saat)

Gümüşlük Akademisi

Detaylı bilgi ve kayıt için tıklayın.

İlginizi Çekebilir