kartal escort

Deniz Gündoğan İbrişim’le Edebiyatta ve Sinemada Ekolojik Yas: Temsiller ve İmkânlar

Bir kişiyi veya nesneyi ideal dış dünyada/gerçeklikte kaybettiğimizde sanki bizim de bir parçamız ölmüş gibidir. Yas ve Melankoli’dekayıp için şöyle der Freud: “Şimdi, beklenmedik bir anda, patlayan bir kabarcık gibi, içimde bir şey iyice belirginleşiyor: Oyokartık, oyokartık, sonsuza dek ve tamamen. Donuk bir şey bu, bu sıfatı yok –anlamsız olduğu (yorumlama olanağı bulunmadığı) için baş döndürücü.” Hayatımızda var olan, bağ kurduğumuz ve sonra kaybettiğimiz/terk ettiğimiz kişilerin ve nesnelerin ardından ancak kayıp ve keder tarafından ele geçirilmeye razı olduğumuzda yas sürecimiz başlar ve bu süreç elbette bizi değiştirir. Kederin ve yasın binbir yüzü vardır. Tecrübe edilmesi kişiden kişiye, toplumdan topluma değişkenlik gösterir. Keder ve yas çoğu kez insana dair en birincil kayıpla ilişkilendirilir.

Oysa bugün küresel iklim ve gıda krizi, ekolojik yıkım, çürüme ve kayıp karşısında gündelik hayatımızda iyiden iyiye yerini bulan endişe, kızgınlık, öfke, umutsuzluk gibi hisler de başımızı döndürüyor. Bu hissettiklerimiz ve depresif ruh hali bize ne anlatıyor olabilir? Eğer kaybedilen bilhassa bir insan veya nesne değil de ekolojik, adil ve eşitlikçi bir ortak yaşam ise bu süreçte ne yaşanabilir? Küresel iklim değişikliği ve iklim krizinin bireyler üzerindeki psikolojik ve fiziksel etkilerini inceleyen araştırmacıların ortaya koyduğu ekolojik yas (veya eko-yas) sürecini biz ne kadar tanıyoruz? Bu sürecin ritüelleri ve pratikleri ele avuca gelir mi? Ekolojik yasın izlerini nerede ve ne zaman buluyoruz? Edebiyat eko-yası tanımamızı imkânlı kılan ayrıcalıklı bir alan mı? Bu atölyede öncelikle hep birlikte bu sorular üzerine düşüneceğiz. Doğal yaşam alanlarımızın, eko-sistemin, biyolojik çeşitliliğin, türlerin giderek yok oluşuyla şekillenen karmaşık ilişkiler ağına, karşılaşmaya, yüzleşmeye ve yas tutma deneyimlerine odaklanacağız. İlkin kavramsal bir temelden yola çıkıp eko-yas sürecinin dinamiklerini, bu süreçle başa çıkma stratejilerini ve buradan doğan yaşam tahayyüllerini anlamaya çalışacağız. Ardından çokça edebiyat ve biraz da sinemaya göçüp eko-yasın çeşitli temsillerinin peşine düşeceğiz. Bu yolculukta sadece umutsuzluğa ve karanlığa yaslanmaktansa hem bireysel hem kolektif deneyimlerin dönüştürücü gücüne, bize ilham veren ve bizi besleyen eko-sistemin ve türlerin açtığı dirençli alanlara çevireceğiz bakışımızı. Bu atölyede ele alacağımız Türk ve dünya edebiyatı yazarlardan bazıları Hikmet Birand, Bilge Karasu, Leyla Erbil, Latife Tekin, Elif Sofya, Amitav Ghosh, Juliana Spahr ve Mohsin Hamid. Körfez ve Midway filmlerinden bölümler de birlikte izleyip tartışacaklarımız arasında.

(2 gün, günde 2 saat, toplam 4 saat)

28-29 Ekim 2020

Online, Zoom

Detaylı bilgi ve kayıt için tıklayın.

İlginizi Çekebilir

betpas

canlı bahis

güvenilir bahis siteleri