Hasar ve Hasat

YUJA DAB@yujadab

M.Ö 750’li yıllar Friglerde bereketi, doğayı simgeleyen dinsel yaşantının bir simgesi olan Kybele (ana tanrıça) heykelleri kadına olan saygının bir göstergesidir. Dişil bir varlığın neden bu kadar üst bir kavram ile bağdaştırıldığı konusuna gelirsek: Kadın gerek doğasınca, gerekse de biyolojik etmenlerle “varlığı” temsil eder. Dış dünya ile kadın arasında oluşan köprü buna daha da derinlik katmıştır. Doğurganlığı sebebiyle bereketin sembolü olmuştur kadın ve kutsanmıştır. Bunun dışavurumu da “tanrıların anası” “bereket tanrısı” “doğa ana” gibi isimlerle ortaya çıkmıştır.

Toprak ve kadının birbirine olan benzerlikleri de dikkat çekicidir. Toprağa ekilen tohum dünyanın yenilenmesini, doymasını ve var oluşunu sürdürmesini sağlar. Kadın doğurur, büyütür, eğitir, geliştirir. Erkeğin fiziki gücünü çoğu alanda kullanmaya başlamasıyla beraber yavaş yavaş saygınlığını yitirmeye ve arka planda kalmaya başlamıştır bu kutsallık. Güç gösterileri, savaş, kan, hâkimiyet arzuları özellikle yerleşik yaşantıyla beraber daha da artmıştır.

Kadın bir birey olmaktan bile çıkmıştır. Seçme ve seçilme hakkı tanınmamış, fikirlerine ve değerlerine önem verilmemiştir.

8 Mart 1857, dokuma fabrikasında çalışan kadınlar 16 saati bulan çalışma, eşitsizlik yüzünden greve girerler. Eylemler ve protestoların ardından fabrika yönetiminin de destek vermesiyle polis işçileri fabrikaya kilitlemiş ve bu esnada çıkan yangında 129 işçi kadın yanarak can vermiştir. Oysa 5 Aralık 1791 yılında Olympe de Gouges, Kadın Hakları Bildirgesi’nin 11. Maddesinde şuna değinmiştir:

Düşüncelerini ifade etmek, kadınların en önemli haklarından biridir. Bu özgürlük, babaların çocuklarıyla olan babalık bağlarını güvence altına alır. Her kadın, barbarca bir önyargı yüzünden gerçeği gizlemeye zorlandığında şunu söyleyebilir: “Ben, bana verdiğin çocuğun annesiyim.”

Tekrar Kibele (ana tanrıça) inanışına değindiğimizde ise: Kibele, dağların hâkimi, dağların anası imajını taşır. Yüksek kayalara oyulan anıtsal cephelerde, olasılıkla Frig dönemi evlerini temsil eden bir cephede, kapı olma olasılığı yüksek bir niş içinde resmedilir. Kimi zaman aslan gibi koruyucu hayvanları, kimi zamansa her iki yanında çalgıcı çocuklarla tasvir edilmiştir.[1]

Ev, kişilerin barındığı, korunduğu, mahremi olarak belirtilen yerdir. Bu yapının giriş kapısında koruyucu vasfını taşıyan Kibele tasvirleri, ne denli önem verildiğinin kanıtı olma özelliği taşımaktadır. Bu özelliklerin kadın ile ilişkilendirildiği bir dönemden, kız çocuğu doğurduğu için öldürülen, hor görülen, dışlanan annelerin seslerini bile duyurmaya haklarının olmadığı bir çağa geldik. İnsanlık gelişti mi? Şubat 1955, Nazım Hikmet Ran, Bulutlar Adam Öldürmesin adlı şiirinde şöyle yazmıştır: 

Analardır adam eden adamı 

aydınlıklardır önümüzde gider. 

Sizi de bir ana doğurmadı mı?

Peki, sizi kim var etti?

Umut Vakfı’nın 2016 yılında yaptığı araştırmada, Türkiye’de ulusal ve yerel gazetelere yansıyan 317’si silahlı, toplamda 397 kadın cinayeti olayı yansıdı. Yine aynı araştırmaya göre, “Türkiye nüfusunun yarısını kadınların (31 Aralık 2016 itibariyle 39 milyon 771 bin 221 kadın ve kız) oluşturduğunu düşünürsek ve bu nüfusun üçte birini baz alsak bile yaklaşık en az 14 milyon kadın şiddete uğruyor. Hem de her yaşta, hamile bile olsa…”

Kozmetik pazarında 21. Yüzyılda kendini çirkin gören, yaşlı gören, iyi görünmek isteyen kadınlar deliler gibi alışveriş yapıyor ve eksikliklerini gidermeye çalıştıklarını düşünüyorlar. Belki, bir nebze, geçici bir süre için de olsa iyi hissediyorlardır ama reklamlar, kadının statüsü, dünyadaki konumu giderek aşağı doğru yuvarlanıyor. Kültürel seviyesi düşük her toprak parçası çürük meyveler vermekten hoşnut olur. Burada kazanç ve ego ön plandadır. Güçlü ve güzel olanın savaşı bu: kırılan ve haykıran, vuran ve ağlayanın savaşı. Kadın okursa toplum da okur, kadın görürse toplum da görmeye başlar, kadın neredeyse toplum odur. Hasat zamanı gelince hasara uğramak mı istersiniz, yoksa kışı geçirmeye yetecek tokluğa?

Ana nedir?

[1] A. Muhibbe Darga, Anadolu’da Kadın, İstanbul 2013