İsmail Saray Kitabı Mart’ta Çıkıyor

Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan, sanatçı üzerine ilk monografi niteliğindeki İsmail Saray kitabı 17 Mart’ta SALT Galata’da tanıtılacak.

SALT’ın altıncı basılı kitabı İsmail Saray (Mart 2018), Ankara ve Londra’daki eğitiminden Samsun’daki memuriyetine, yurt içi ve dışında katıldığı sergilerden 1980’deki gönüllü sürgünlüğüne ve sanat eğitimi ile sanatçı hakları alanındaki çalışmalarına Saray’ın yaşamı ve pratiğini kapsamlı olarak inceliyor. Kurumun 2012 yılından bu yana sürdürdüğü arşiv ve araştırma projesinin bir uzantısı olan yayın, sanatçı hakkında hazırlanmış ilk monografi olma özelliğini taşıyor.

Massachusetts Institute of Technology’de sanat tarihi alanında doktora eğitimini sürdüren bağımsız küratör ve yazar Duygu Demir ile SALT Araştırma ve Programlar Kütüphane ve Arşiv Yönetmeni Sezin Romi’nin yayıma hazırladığı kitapta, SALT Araştırma İsmail Saray Arşivi’nden seçili belgeler yer alıyor. Tasarımını Okay Karadayılar’ın üstlendiği kitap, Begüm Akkoyunlu, Antony Hudek ve Yusuf Taktak ile editörlerin yazılarını ve Saray’ın yanı sıra sanatçılar Mustafa Altıntaş, Handan Börüteçene, Cengiz Çekil ve Ahmet Öktem’le yapılmış söyleşileri içeriyor. Demir’in yazısı, Saray’ın sanatçı kitapları ve kâğıt bazlı diğer işlerine odaklanırken Hudek, Saray ile eşi ve ortağı Jenni Boswell-Jones’un kurduğu And Journal of Art and Art Education dergisini Birleşik Krallık’taki sanat ortamı bağlamında inceliyor. Akkoyunlu, Saray’ın 1970’lerden 1990’lara İstanbul’da katıldığı bir dizi önemli sergi temelinde, sergi yapımının sanatçılar arasında bağımsız bir pratiğe dönüşümünü araştırıyor. Romi’nin sanatçıyla söyleşisi, kurumların arşiv projeleri çerçevesinde, Saray’ın SALT’ta gerçekleştirilen arşiv çalışmaları ile sergisinin oluşum süreçlerini ayrıntılandırıyor. Taktak’ın 1979’da mahlasla yazdığı sergi eleştirisi ve sanatçılarla yapılan söyleşiler ise, kitabın Saray’ın üretimleri hakkında sanat tarihi araştırmalarına zemin oluşturacak kapsamda bir değerlendirme sunma amacını pekiştirir şekilde, çeşitli kültürel aktörlerin döneme dair görüşlerini yansıtıyor.

Türkçe ve İngilizce dillerinde yayımlanan İsmail Saray, kitabın editörleri ve tasarımcısının katılımıyla gerçekleştirilecek bir söyleşi ile tanıtılacak. 17 Mart Cumartesi saat 14.00’te SALT Galata’da düzenlenecek programda, sanatçı ve üretimleri, bu çok katmanlı araştırma projesinin arka planı ile kitabın oluşum süreci anlatılacak. Herkesin katılımına açık olan söyleşinin dili Türkçe’dir.

İsmail Saray araştırma projesi hakkında

1970’lerin ortasından 1990’ların başına kadar Türkiye ve Avrupa’da birçok sergiye katılan İsmail Saray, yoğun üretimine karşın, gerek Türkiye’deki gerekse uluslararası kültür ortamının çeperlerinde varlığını sürdürdü. Mevcut sanat sistemi ve sanatın kurumsallaşmasına dair muhalif yaklaşımı, bohem yaşamı ve ülkeden temelli ayrılmasının yanı sıra Türkiye sanat tarihi yazımının kapsayıcı olmayan yaklaşımı, sanatçının eleştirel pratiğinin gölgede kalmasında rol oynadı.

SALT, zamanının ötesinde bir üretim yapmış olan sanatçıya dair bu literatür eksikliğinden hareketle 2012’de uzun vadeli bir araştırma projesi başlattı. Öncelikle Saray’ın arşivi toplanarak koruma altına alındı, sanatçı arkadaşlarının sakladığı işler gün yüzüne çıkarıldı. Sanat pratiğine ilişkin belgeler ile görsel ve işitsel malzemelerden oluşan arşivinin tamamı dijitalleştirilerek SALT Araştırma’da erişime açıldı. Bu arşiv ve araştırma süreci İngiltere’den Sevgilerle, İsmail Saray sergisiyle görselleştirilerek sırasıyla SALT Galata ve SALT Ulus’ta (2014-2015) sunuldu.

Sanatçı hakkında

1943’te Kütahya’da doğan İsmail Saray, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nden mezun oldu. 1968’de devlet bursuyla öğrenimine Londra’da devam etti. 1970’te Saint Martin’s School of Art’ta heykel dalında lisansüstü sertifika programını tamamladı. 1973’te Royal College of Art’tan aynı dalda yüksek lisans derecesini aldı. Türkiye’ye döndüğünde zorunlu hizmet görevini yerine getirmek üzere Samsun Eğitim Enstitüsü’ne resim-iş öğretmeni olarak atandı. Buradan İstanbul’daki sergilerin yanı sıra, 1977 Paris Bienali’nin de aralarında bulunduğu yurt dışı sergilerine katıldı. 12 Eylül Darbesi döneminde akademi ve sanat ortamlarında artan muhafazakârlık ve siyasi tedirginlik ile başka bir eğitim kurumuna tayin talebinin süresiz olarak ertelenmesinden ötürü 1980’de temelli Londra’ya yerleşti. 1982-1983’te Paris’te Jeune Peinture sergilerine katıldı, 1984’te sanatçı arkadaşı Osman Dinç’in atölyesinde ilk ve tek kişisel sergisini gerçekleştirdi. 1980’ler boyunca Türkiye’deki sergilere uzaktan iş gönderdi. Eş kurucusu olduğu And Journal of Art and Art Education dergisi, 1984’ten 1993’e dek yayın hayatını sürdürdü. Türkiye’den ayrılışının ardından ilk kez 1992’de, MSÜ İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde düzenlenen Sanat, Texnh sergisi için İstanbul’a geldi. 1993’teki 10 Sanatçı 10 İş: D (İstanbul: Maçka Sanat Galerisi ve Koleksiyon Mobilya) Türkiye’de, 1994’teki Paper Based [Kâğıt Bazlı] (Londra: Consort Gallery, Imperial College) ise yurt dışında 2010’a kadar yeni iş ürettiği son sergi oldu. Saray, o dönemden itibaren özellikle sanatçı haklarına yönelik kampanyalar yürütmeye ağırlık vermektedir.