Pelin Özer’le Öğretilemeyen Şeyler Atölyesi I:

(41+1 Soru’ya ÜçXÜç Gün Boyunca Referanssız Yanıtlar

ve

Hep Birlikte Düşünüp Sezgiden,

O Sahipsiz Boşluktan Doğan Bir Kavramı

Hayata Geçirme Önerisi):

Pelin Özer, sezgi, deneyim ve kişisel birikimden müteşekkil bir kopuş çağrısı olarak kurguladığı “Öğretilemeyen Şeyler Atölyesi”nin ilk üç bölümlük serisinde “Kendinin Editörü Olmak” üzerine yoğunlaşacak.

Tür ayırt etmeksizin yazıyı merkeze almakla birlikte tüm yaratım alanlarına uyarlanabilecek atölye, kişinin kendi olanak ve sınırlarının farkına vararak yapıtını yalnız başına tamamlayabilmesi için gerekenleri öncelikle kendinde bulup geliştirebileceği iddiasıyla yola çıkıyor.

Editörlük ve yazı deneyiminden yola çıkarak sezgisel düzlemden ev yapımı bir kuramsal alana geçerken her an hareket halindeki bir salıncakta katılımcılarla birlikte yükselip alçalmaya hazırlanıyor.

Üç gün üçer saat boyunca sorularına yanıt verirken katılımcıları yazdıkları, yazmayı hayal ettikleri ve yazıyla ilişkileri özelinde kendilerini sorgulamaya, açmaya, keşfetmeye, esnetmeye, dönüştürüp çoğaltmaya, hafifletip seyreltmeye yöneltmeyi hedefliyor.

“Herkes yazar olabilir” demeden “Acaba yazmak gerçekten kader mi? Yazmadan durabilir miyim? Yazdığıma ne kadar sahibim? Yazımın gideceği yönü kendi kendime tayin edebilir miyim?” gibi sorulara içtenlikle yanıt arayıp yazısının işçisi, sırdaşı, suç ortağı olmaya niyet edenlerin safında yer alıyor.

Önerdiği ve atölyesinin sonunda açık edeceği “Öğretilemeyen Şeyler” kavramını özetleyen manifestoyu katılımcılarla birlikte geliştirerek yeni bir tartışma ve yaratım bahçesi kurmayı arzu ediyor.

Katılım ve Ders Akışı:

Atölyeye katılım öncesinde rezervasyon yaptıran ve dileyen herkesin 24 Ağustos tarihine dek kendi kaleme aldığı en az 2 en fazla 10 A4 sayfalık yayımlanmamış bir metnini Gümüşlük Akademisi’ne kargo ya da posta yoluyla iletmeleri rica olunur. El yazısının her çağda şahsiyete dair ipuçları taşıdığına inanarak bu yönteme başvuranlar, kalemle yazdıkları metinlerini orijinal haliyle gönderebilirler.

Metinlerin türü ya da yazıldıkları tarih önemli değildir; şiir, söyleşi ya da günlük olabileceği gibi öykü, edebi kaygılarla yazılmış bir mektup, gezi yazısı, anı ya da bir romandan bütünlük arz eden bir bölüm de kabuldür.

Tüm metinler P.Ö. tarafından okunup değerlendirildikten sonra her dersin son bir saatlik bölümünde, “Kendinin Editörü Olmak” bağlamında yorumlanacaktır.

Kendinin Editörü Olmak

24-25-26 Ağustos, 10:30-13:30

Kayıt: http://www.gumuslukakademisi.org/