27.5 C
İstanbul
20 Ağustos 2018

Pek Kutsal Bir Çerçeveden Dünyayı İzledim

Yuja Dab Yanıma üçlü priz alıp, dünyayı tavaf etmeye başlayabilirim. Birinde telefon, diğerinde buzdolabı, diğeri kendinden aciz dilimi, konuşmayı beceremeyenlere anlatmakla dolu belki de. “I want to go” cevap veriyor dilimin ağrılı taraflarına konan “yabancılar”, kendime ne...

Filler Özler, Kuşlar Korunaksız Kalır

Bir şehre adadığı şiire şöyle başlamış: “seni özlüyorum, bana camekânlarınla yaslan” Yuja Dab herkesin biraz, kimsenin hiç bilmediği bir insan. Her ne kadar kendine “meczup” dese de, bizim kadar acıyor dünyaya. Tanrı’nın yolunda, kendi küçük evreninde...

Kirlenmiş Kavanozlarda Uyanmak Çağa

Yuja Dab Arnavut kaldırımında yürüyen zeki (ne olduğunu ben de bilmiyorum) bir siyasetçi, eğer kaldırımın propaganda malzemesi olarak kullanılabileceği bir tezgâh kurabilse idi; kaldırımın rengi, ahengi, çatlamış yerleri; onu kullanan ayakkabıları, ona tüküren insanları… O...

Dalından Düşmüş Megafonlara Meteorlar

Yuja Dab Bütün dünyaya hâkim olan bir megafon düşünün ve bu megafonun sahibi olan büyükçe bir el. Megafondan yayılan cızırtılı, yosunlar arasında boğulan ses kulağınızı acıtırken şu cümleyi kursun: “Son kişi de öldü, artık hiç kimse...

Aldatmanın Uyuma Çağında Reklamlar

Yuja Dab Yenilgiyi kabullenip kenara çekilir misiniz? Aslında orada hiçbir savaşın olmadığına inanıp, meşguliyet verdiğiniz zemini terk mi edersiniz? Ne yaparsınız, siz olsanız ne yaparsınız? Kendi yerinizde olduğunuzu düşündünüz mü hiç? X bankasının önünden...
- Advertisement -

SON YAZILAR